Showing posts with label Dizi. Show all posts
Showing posts with label Dizi. Show all posts

Thursday, December 24, 2009

Ucuz ürün sürecek kadar zengin değiliz


Elif Aktuğ

Fransa’nın en prestijli Kozmetik ödülü ‘Prix Officiel de La Beaute’yi kazanan Ingrid Millet ürünleri bir yıla yakındır ülkemizde satılıyor. Havyarı kozmetikle birleştiren Ingrid Millet aslında bir gazeteci. İran seyahati sırasında havyarın ciltteki olumlu etkilerini fark eden Millet, 1964’te kendi markasını oluşturmuş. Bizi bu ürünle tanıştıran Fatoş Sarsan ve Gülay Karakolcu’ya “Havyar neden bu kadar önemli?” ile başlayan ve “Hem sürsek hem yesek olur mu?” ile devam eden bir Dizi soru sordum.
Doğru kozmetik kullanımı nasıl yapılır? Ne kullanmamız gerektiğini nereden bileceğiz?
Cildi iyi tanımak gerekiyor. Özellikle Doktor ve eczacı tavsiyesiyle alınan ürünlerde mükemmele yakın sonuç elde ediyoruz.
Ürünü seçerken nelere dikkat etmek lazım? Eczanede satılanlar daha mı faydalı?
İçeriği, etkisi, ambalajı ve alındığı yer çok önemli. Eczaneler, ürün seçiminde Türkiye’de en etkin satış noktaları. Eczanedekileri diğer kozmetiklerden ayıran özellik, içeriklerinin yoğun ve etkili maddelerden oluşması.
Yanlış ürün kullanımı nelere sebep olur?
Alerjiye ve kalıcı cilt lekelerine sebep olur. Özellikle cilt ürünlerinin kullanımında bir dermotoloğa, eczacıya ya da Cilt Bakımı uzmanına danışılabilir.
Her pahalı ürün iyi midir? Ucuz ama etkili ürünler nasıl fark edilir?
Pahalı ürünlerin iyi olduğunu söylemek doğru değil. Çok pahalı olup da içeriğinde havyar oranı bilinmeyen veya yüzde iki oranında havyarlı ürünler satılıyor. Ingrid Millet markasında ise yüzde 42 havyar içeren ürünler var. İkisini birbirinden ayırt etmek lazım. Ayrıca ürün alırken etkili olmasını istiyorsak biraz bedel ödemek gerekiyor.
Havyarın faydaları nelerdir?
Havyar bildiğimiz balık yumurtasıdır aslında. İçinde bir canlıyı oluşturabilme potansiyeli taşır. Fosfolipid ve protein oranı yüksektir. Fosfolipid cildin nem almasını, protein ise cildin sıkılaşmasını ve elastikiyet kazanmasını sağlar. Havyarın canlandırıcı etkisi var. Cilt bileşenlerine yakın, prestijli bir ürün, sekiz aminoasit içeriyor. İçeriğinde havyar olan her ürün aynı değil maalesef. Buna çok dikkat etmek lazım. İçinde havyar olduğu söylenen çoğu ürün, aslında sadece yüzde 23 oranında havyar içeriyor. Havyarın kalitesi de önemli.
Beslenmenin de cilt bakımı açısından önemi var mı? Ürünü kullanırken havyar yesek olur mu?
(Gülüyoruz.) Fazla kalorili. Az yemekte fayda var. Beslenme, insan hayatının en önemli noktalarından biridir. Anne karnında başlar ve hayatımızın sonuna kadar farklılık gösterir. Beslenmenin Yaşam fonksiyonlarımızda olduğu gibi cildimiz için de önemi büyük. Yaşam şeklimizin düzeni, Stres, Sigara, alkol, ilaçlar, fiziksel darbeler, yanlış ürün kullanımı ve çevresel faktörler cilt sorunlarını tetikliyor. Cilde yararlı besin takviyeleri almak ve bol su içmek çok önemli. Bunu bir yaşam şekli haline getirirsek, cildimizin kusursuz olmasını, yaşlanma belirtilerini de azalmasını sağlayabiliriz.
Ingrid Mıllet kimdir?
Ingrid Millet İran yolculuğunda havyarla tanışır ve Fransa’ya götürür. Yaptığı incelemelerde havyarın cilt yapısına uygun olduğunu fark eder ve ürünlerinde kullanmaya karar verir. Millet, 1964’te tüm ürünlerde havyar özünün kullanıldığı Ingrid Millet markasını kurdu. 1966 yılında da ilk Ingrid Millet enstitüsü açtı.

Ucuz ürün sürecek kadar zengin değiliz

Wednesday, December 23, 2009

Dudak çevresindeki kırışıklıkların çaresi var mı?

* Ben 50 yaşında bir kadınım. Dudak çevremde ciddi kırışıklıklar oldu. Bu kırışıklıklardan en kolay nasıl kurtulabilirim? Z.G./İstanbul

Yapılan son çalışmalar, dudak çevresi kırışıklıklarının özellikle kadınları etkilediğini gösteriyor. Dudak çevresindeki kasların yapısı nedeniyle kırışıklar daha da derin olabiliyor. Sigara kullanımı, sağlıksız Beslenme ve hareketsiz bir Yaşam tarzı olan kadınlarda, bu durum daha da ön plana çıkıyor.



Kimyasal Peeling

Dudak çevresi kırışıklıkları için dolgu, kimyasal peeling ya da lazer gibi medikal estetik yöntemlerinden faydalanabilirsiniz.

Kırışıklığın ciddiyetine göre daha derin işlemler de gerekebilir. Ancak oluşan kırışıklığın giderilmesi için size en uygun öneriyi, konunun uzmanı yapacaktır.

Kırışıklığın derinleşmemesi için kişisel önlemler de alabilirsiniz. Sigarayı bırakmanız, antioksidan içeren beslenme planı yapmanız ve egzersizle kan dolaşımınızı hızlandırmanız şarttır. Yüksek koruyuculu güneş koruma kremi kullanmanız ve cildinizi nemlendirmeniz de önemlidir.



Kansere karşı ıspanak yiyin!

* Çağın hastalığı olarak adlandırılan kalın bağırsak kanserinden çok korkuyorum. Bu hastalığa yakalanmamak için neler yapmalıyım? Ş.T./Manisa

Kalın bağırsak kanserden korunmak için özelikle yüksek lifli, düşük yağlı bir beslenme planı öneriliyor.



Ceviz yararlı!

Geçtiğimiz günlerde Amerikan Kanser araştırma Birliği tarafından düzenlenen bir konferansta, Omega 3 ve selenyumdan zengin bir beslenme planının, kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 40 azalttığı konuşuldu. Siz de Omega 3 zengini balık ürünlerini, özellikle derin ve soğuk sularda yaşayan balıkları beslenmenize dahil edebilirsiniz. Bunun yanında keten tohumu, Brüksel lahanası, soya fasulyesi, ıspanak ve ceviz de iyi birer Omega 3 kaynağıdır. Selenyumdan zengin bir toprakta yetişen tahıl ürünlerini de unutmayın!



Kilo kaybına dikkat!

20 yıl boyunca yaklaşık 700 hastayı takip eden bir çalışma, egzersizin bu hastalığa yakalanma ve ölme riskini de azalttığını gösterdi. Ancak bağırsak alışkanlıklarınızda ishal veya kabızlık gibi geçmeyen bir değişim varsa, kanama, gaz veya ağrı yaşıyorsanız, sürekli yorgunsanız ve kilo kaybettiğinizi fark ediyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun. Akrabalarınıza da dikkat edin!



Ev bitkileri ömrü uzatıyor!

* Gazetede okuduğum bir haberde kanserden korunmanın yolları arasında evde bitki yetiştirmek geçiyordu. Bu doğru mu? Hangi bitkileri önerirsiniz? D.S./Ankara

Dünya Sağlık Örgütü, ev-ofis gibi kapalı mekanların sağlık için çok önemli olduğunu belirtiyor. Gerçekten de her gün sürekli olarak vakit geçirdiğiniz mekanların sağlığa uygun olması astımdan kansere, üreme hastalıklarından nörolojik sorunlara kadar bir Dizi problemi önlüyor. Bu fikirden yola çıkarak Amerika'daki Georgia Üniversitesi uzmanları, bazı bitki tiplerinin mekanlardaki havayı ve zararlı bazı Organik maddeleri temizlediğini gösterdi. Özellikle kırmızı sarmaşık, mum çiçeği, İngiliz sarmaşığı, telgraf çiçeği ve kuşkonmaz otu, bu koruyucu etkinin çok olduğu bitkiler arasında sayılıyor. Siz de yeni yılda evinizin havasını değiştirecek bir bitki satın alabilirsiniz.
Dudak çevresindeki kırışıklıkların çaresi var mı?

Monday, December 14, 2009

Testosteron kullanmak doping etkisi yapar mı?

* Genel olarak fiziksel performansımda bir düşüş var. Testosteron kullanmak doping etkisi yapar diye duydum, doğru mu? (D.T./İstanbul)

Testosteron, erkek vücudunu etkileyen ana hormonlardan birisidir. Cinsel istekten cinsel performansa, kas-yağ dengesinden ruh haline kadar pek çok fonksiyonunu yönlendirir.



Düşerse tamamlanır

Bu nedenle 30'lu yaşlardan itibaren yılda yüzde 1.2 civarında düşen testosteron seviyeleri; cinsel sorunlar, fiziksel performansta düşüş, göbeklenme gibi bir Dizi probleme yol açar. Bu durumda, kandaki testosteron seviyelerine bakılır. Eksiklik söz konusu ise, testosteron yerine koyma tedavisinden yararlanılabilir. Testosteron seviyeleri normale geldiği için, vücut fonksiyonları da düzelir. Ancak fazladan bir doping etkisi oluşmaz. Vücudunuzda yeterli testosteron olmasına rağmen fiziksel ve cinsel performansınızda düşüş yaşıyorsanız, altta yatan başka bir sorun olup olmadığını anlamak için hekiminize başvurun. Testosteronu, doping etkisi yaratır düşüncesiyle kullanmayın.



Her gün kahve prostatı korur

* Babam 62 yaşında prostat kanseri oldu. Benim de, prostat kanserine yakalanma riskimin arttığını duydum. Doğru mu, bu konuda neler yapmalıyım? (E.Z./Muş)

Yaklaşık her altı erkekten biri prostat kanserine yakalanıyor. Özellikle 55 yaş üzerinde prostat kanseri riski artar. Bunun yanında ailenizde prostat kanseri varsa, riskiniz fazla demektir. Ancak prostat kanserinden korunmak için alabileceğiniz bazı önlemler var. Öncelikle düşük kalorili, hayvansal yağ ve trans yağlardan fakir, bol bol antioksidan, taze meyve-sebze ve tam tahıllı yiyecekler içeren bir Beslenme programı izleyin. Selenyum, E vitamini, domateste bolca bulunan likopen, yeşil çay, cüce palmiyesi gibi destekleri de doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz. Her kanserde olduğu gibi, Sigara ve alkolden uzak durun. Son dönemde 2 bin 896 erkek üzerinde yapılan bir çalışma; tempolu egzersizin prostat kanserini ve bu kanserden ölme olasılığını azalttığını gösterdi. Yine yaklaşık 50 bin erkeği inceleyen bir çalışma, dört-altı fincan kahve içmenin riski düşürdüğünü ortaya koydu. Kafeinsiz kahvede de aynı yarar söz konusu. 40'lı yaşlardan itibaren her erkeğin yılda bir kere prostat muayenesi olması, hatta PSA seviyelerine baktırması gerekiyor. Unutmayın; prostat kanserinin erken teşhisi mümkündür ve bu hayat kurtarır.



Erkek memesi hastalıktan büyür

* 28 yaşında bir erkeğim ve memelerimde bir büyüme var. Bana her geçen gün daha da büyüyor gibi geliyor. Bunun bir tedavisi var mı? (A.N./Manisa)

Jinekomasti denilen erkek tipi meme büyümesi, ergen erkeklerin yaklaşık üçte ikisini, erişkinlerinse yarısını etkiliyor. Bu; hem estetik kaygılara ve vücut imajı sorunlarına, hem de cinsellikle ilgili endişelere yol açabiliyor. Jinekomasti, çoğunlukla iyi huylu bir sorundur. Ergenlikte oluşursa, genelde kendiliğinden düzelir. Bazen kilo fazlalığına bağlı oluşur. İlerleyen yaşlarda ise testosteron ya da tiroid hormonlarının eksikliği, bazı karaciğer hastalıkları, Genetik problemler ya da bazı kanser türlerinde görülebilir. Kullanılan ilaçların yan etkisi olarak da oluşabilir. Eğer jinekomastiniz varsa, uzman bir hekime muayene olun. Altta bir Sağlık sorunu varsa bunlar tedavi edilir. Bunun yanında kilo vermeniz de yararlı olur. Jinekomastide göğüs küçültme ameliyatları da uygulanabiliyor.
Testosteron kullanmak doping etkisi yapar mı?

Wednesday, December 9, 2009

Küresel ısınma kör edecek

DSÖ'nün resmi internet sitesinde yer alan araştırma sonuçlarında, son 50 yıl içinde başta fosil yakıt kaynaklı olmak üzere karbondioksit ve diğer sera gazları salınımının, küresel iklimi etkilediği belirtiliyor.Buna göre, atmosferik karbondioksit konsantrasyonu, endüstri devrimi öncesine göre yüzde 30'dan fazla arttı. Bu da atmosferin alt katmanlarında daha fazla ısı tutulması anlamına geliyor.Küresel iklim değişiklikleri, aşırı yüksek sıcaklıklara bağlı ölümlerle bulaşıcı hastalıklara kadar bir Dizi Sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.İklim ve hava koşullarının, tropik bölgelerden kutuplara kadar insan yaşamına doğrudan ve dolaylı güçlü etkileri bulunuyor.ASTIM HASTALARI ETKİLENECEKYoğun yağmur, sel ve afetle sonuçlanan uç hava olayları, insanların geçim kaynakları ve mal varlıklarını da tehlikeye atıyor. Dünya çapında 1990'lı yıllarda meydana gelen hava kaynaklı afetlerde hayatını kaybeden yaklaşık 600 bin kişinin yüzde 95'i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyordu.Kısa vadeli yoğun sıcaklık dalgalanmaları, hipertermi ve hipotermi gibi ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor, kalp ve solunum hastalıklarından ölüm oranlarını artırıyor. Son çalışmalar, 2003 yılı yaz aylarında Batı Avrupa'da rekor düzeyde artan sıcaklıklara bağlı olarak, tahminen yaklaşık 70 bin kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.Polen ve diğer havada uçan Alerji yapıcıların havadaki miktarı da yüksek sıcaklıkla birlikte artıyor. Bu da 300 milyon civarındaki astım hastasını doğrudan etkiliyor.GERGİNLİK VE çatışma RİSKİNDE ARTIŞKüresel ısınma sonucu yükselen deniz seviyesi, kıyılarda sel riskini artırıyor. Bunun da göçe neden olması bekleniyor.Dünya nüfusunun yarısından fazlası, deniz kıyısından 60 kilometre içeri kadar olan bölgelerde yaşıyor. DSÖ'nün araştırma dosyasında, nüfusun yer değiştirmesinin, gerginliği ve çatışma riskini artırdığına işaret ediliyor.Doğrudan yaralanma ve ölümlere neden olan sel, su ve hastalık yapıcı organizmaları taşıyan sivrisinekten bulaşan hastalıkların artma riskini de yükseltiyor.KÖRLÜK ARTACAKDeğişken yağış rejimleri, taze su kaynaklarını da riske atıyor. Su kıtlığı, küresel olarak her 10 kişiden 4'ünü etkiliyor.Hijyen ve sağlığı tehlikeye düşüren yetersiz su ve düşük su kalitesinin, her yıl yaklaşık 2,2 milyon kişinin öldüğü ishal, “Trahom” adlı körlüğe neden olabilen göz enfeksiyonu gibi hastalıkların görülme sıklığında artışa yol açması bekleniyor.Uzak mesafelerden su taşımanın, evlerdeki suyun kirlilik seviyesinin ve buna bağlı olarak hastalıkların artmasına yol açabileceği öngörülüyor.İSHAL, SITMA VE YETERSİZ BESLENMEİklimsel koşullar, su ve sivrisinek gibi vektörler aracılığıyla bulaşan hastalıkları da etkiliyor. İklime duyarlı bu hastalıklar, en büyük “küresel katiller” arasında yer alıyor.Dünyada ishal, sıtma ve yetersiz Beslenme nedeniyle 2004 yılında 3 milyondan fazla kişi hayatını kaybetti, bu ölümlerin üçte birinden fazlası Afrika'da gerçekleşti.Yetersiz beslenme, sıtma, ishal ve solunum yolu hastalıklarına karşı güçsüz kıldığı için, her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden oluyor.Hava sıcaklıklarının yükselmesi ve düzensiz yağışların, Gıda güvenliğinin zaten problem olduğu tropikal bölgelerdeki gelişmekte olan ülkelerde ürün verimini azaltması bekleniyor.BİSİKLET SÜRÜN, YÜRÜYÜNDSÖ, hazırladığı dosyada, sera gazı emisyonlarını azaltmanın önemine dikkati çekiyor.Toplu ulaşım ve özel araçlar yerine bisiklet veya yürümek gibi aktif hareketi teşvikin, karbondioksit emisyonları azaltabileceği ve kamu sağlığına olumlu etkisi olacağı ifade ediliyor.Bunun, sadece Trafik yaralanmalarını değil aynı zamanda hava kirliliğiyle ilişkili solunum ve kardiyovasküler hastalıkları da azaltacağı kaydediliyor.Fiziksel aktiviteyi artırmanın, genel ölüm oranlarında düşüşü de beraberinde getirebileceği belirtiliyor.
Küresel ısınma kör edecek