Showing posts with label Amerika. Show all posts
Showing posts with label Amerika. Show all posts

Wednesday, December 23, 2009

Dudak çevresindeki kırışıklıkların çaresi var mı?

* Ben 50 yaşında bir kadınım. Dudak çevremde ciddi kırışıklıklar oldu. Bu kırışıklıklardan en kolay nasıl kurtulabilirim? Z.G./İstanbul

Yapılan son çalışmalar, dudak çevresi kırışıklıklarının özellikle kadınları etkilediğini gösteriyor. Dudak çevresindeki kasların yapısı nedeniyle kırışıklar daha da derin olabiliyor. Sigara kullanımı, sağlıksız Beslenme ve hareketsiz bir Yaşam tarzı olan kadınlarda, bu durum daha da ön plana çıkıyor.



Kimyasal Peeling

Dudak çevresi kırışıklıkları için dolgu, kimyasal peeling ya da lazer gibi medikal estetik yöntemlerinden faydalanabilirsiniz.

Kırışıklığın ciddiyetine göre daha derin işlemler de gerekebilir. Ancak oluşan kırışıklığın giderilmesi için size en uygun öneriyi, konunun uzmanı yapacaktır.

Kırışıklığın derinleşmemesi için kişisel önlemler de alabilirsiniz. Sigarayı bırakmanız, antioksidan içeren beslenme planı yapmanız ve egzersizle kan dolaşımınızı hızlandırmanız şarttır. Yüksek koruyuculu güneş koruma kremi kullanmanız ve cildinizi nemlendirmeniz de önemlidir.



Kansere karşı ıspanak yiyin!

* Çağın hastalığı olarak adlandırılan kalın bağırsak kanserinden çok korkuyorum. Bu hastalığa yakalanmamak için neler yapmalıyım? Ş.T./Manisa

Kalın bağırsak kanserden korunmak için özelikle yüksek lifli, düşük yağlı bir beslenme planı öneriliyor.



Ceviz yararlı!

Geçtiğimiz günlerde Amerikan Kanser araştırma Birliği tarafından düzenlenen bir konferansta, Omega 3 ve selenyumdan zengin bir beslenme planının, kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 40 azalttığı konuşuldu. Siz de Omega 3 zengini balık ürünlerini, özellikle derin ve soğuk sularda yaşayan balıkları beslenmenize dahil edebilirsiniz. Bunun yanında keten tohumu, Brüksel lahanası, soya fasulyesi, ıspanak ve ceviz de iyi birer Omega 3 kaynağıdır. Selenyumdan zengin bir toprakta yetişen tahıl ürünlerini de unutmayın!



Kilo kaybına dikkat!

20 yıl boyunca yaklaşık 700 hastayı takip eden bir çalışma, egzersizin bu hastalığa yakalanma ve ölme riskini de azalttığını gösterdi. Ancak bağırsak alışkanlıklarınızda ishal veya kabızlık gibi geçmeyen bir değişim varsa, kanama, gaz veya ağrı yaşıyorsanız, sürekli yorgunsanız ve kilo kaybettiğinizi fark ediyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun. Akrabalarınıza da dikkat edin!



Ev bitkileri ömrü uzatıyor!

* Gazetede okuduğum bir haberde kanserden korunmanın yolları arasında evde bitki yetiştirmek geçiyordu. Bu doğru mu? Hangi bitkileri önerirsiniz? D.S./Ankara

Dünya Sağlık Örgütü, ev-ofis gibi kapalı mekanların sağlık için çok önemli olduğunu belirtiyor. Gerçekten de her gün sürekli olarak vakit geçirdiğiniz mekanların sağlığa uygun olması astımdan kansere, üreme hastalıklarından nörolojik sorunlara kadar bir Dizi problemi önlüyor. Bu fikirden yola çıkarak Amerika'daki Georgia Üniversitesi uzmanları, bazı bitki tiplerinin mekanlardaki havayı ve zararlı bazı Organik maddeleri temizlediğini gösterdi. Özellikle kırmızı sarmaşık, mum çiçeği, İngiliz sarmaşığı, telgraf çiçeği ve kuşkonmaz otu, bu koruyucu etkinin çok olduğu bitkiler arasında sayılıyor. Siz de yeni yılda evinizin havasını değiştirecek bir bitki satın alabilirsiniz.
Dudak çevresindeki kırışıklıkların çaresi var mı?

Wednesday, December 9, 2009

Hz. İsa diyeti dünyayı sardı

LONDRA - Yeni bir Diyet akımına göre artık insanlar Hristiyanlık inancına göre kilo veriyor. Diyet yapanlar içlerindeki ruhsal boşluğu yağ oranı doymuş yiyeceklerden daha güçlü şeylerle dolduruyor. İnanç esasına dayalı bu diyetlerde Hristiyanlığın öğretilerini canınız çikolata, peynir ya da cips çektiğinde uyguluyorsunuz.
Amerika'da çok sık uygulanan bu diyetler dahilinde diyeti yapacak olanlar kilo vermeden önce derinlemesine bir şekilde neden fazla yediklerinin sebeplerini bulmaya çalışıyor. 1980'lerde Amerika'da başlayan bu akım yavaş yavaş bütün dünyaya yayılıyor. Bu akım sayesinde "Hz. İsa Olsa Ne Yerdi?" gibi ruhani diyet kitaplarının da satışlarını artırmış.
Akımın en bilinen örneği ise Tennesssee'de aşırı tutucu Hristiyan ve Beslenme uzmanı Gwen Shamblin tarafından başlatılmış. Amigo gibi destek vererek, Tanrı'nın hoşnutsuzluğunu ile desteklenen programda Shamblin binlerce Amerikalının kilo vermesini ve Tanrı'ya şükretmesini sağlamış. Amerika'da bu şekilde çalışan 30 bin kadar grup bulunuyor.
Shamblin, "Tanrı inanılmaz tatlar yarattı. Onların tadını çıkarmamızı istiyor ama onun sınırları dahilinde" diyor. Yemeyi fiziksel bir ihtiyaç olarak gören beslemne uzmanı, bunun açık bir buzdolabı değil açık bir kalple halledilebileceğini söylüyor.
HZ. İSA OLSA NE YERDİ?Öte yandan İngiliz Doktor Elisabeth Weichselbaum diyetlerin pek de yol göstermediğini düşünüyor. Weichselbaum daha çok Akdeniz hayat tarzını benimseyen Don Colbert'in yazdığı "Hz. İsa Olsa Ne Yerdi" diyetiyle ilgileniyor:

Hz. İsa diyeti dünyayı sardı

Tuesday, December 8, 2009

POŞET ÇAY 100 YAŞINDA

Times gazetesinin haberine göre "insanlık, bir çok çay tiryakisinin, dünyanın en güzel içeceklerinden birini, boz renkli, tadı bozuk ve zevksiz bir sıvıya çevirdiği için nefret ettiği bu buluşu, tamamen bir yanlış anlamaya borçlu."

Bir çok icat gibi poşet çay da kazara ortaya çıkmış. Bundan yüz yıl önce, New Yorklu kahve tüccarı Thomas Sullivan çay ticaretine girişmiş.

Ama işler pek iyi olmadığından biraz tasarruf yapayım diye düşünmüş ve çayını tanıtmak için muhtemel alıcılara yolladığı eşantiyonlardan kısmaya karar vermiş.

Çayı, eski usul bol bulamaç, torbalara doldurup yollamak yerine küçük miktarlarda, minik ipek poşetlere koyarak yollamaya başlamış.

Ama alıcılar Sullivan'ın eli sıkılığını yanlış anlamış. Poşetleri kesip içindeki çayı demliğe koymaları gerekirken, poşeti olduğu gibi demliğe atıvermişler.

Sullivan'ın icadı Amerika'da kısa zamanda tutulmuş. Çay tiryakileri kitleler halinde poşet çaya dönmüş. Ve ipek poşet de 1930'da yerini kağıda bırakmış.

Fakat poşet çayın, Amerika'dan İngiltere'ye gelişi tam 50 yıl gecikmeli. Çünkü İngiliz çay tiryakileri bu Amerikan icadına uzun süre kuşkuyla yaklaşmışlar.

Yine de bugün İngiltere'de poşet çaysız bir Yaşam düşünmek çok zor. Ülkede bir günde içilen 130 milyon fincan çayın yüzde 96'sı poşet çünkü.
POŞET ÇAY 100 YAŞINDA