Showing posts with label Kozmetik. Show all posts
Showing posts with label Kozmetik. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Gözlerinizden yılların izini silin

İSTANBUL - Göz çevresindeki yaşlanma izlerinden kurtulmak için hemen bıçak altına yatmanız gerekmiyor. Yeni ve etkili kimyasal peeling yöntemleri ve birkaç basit önlemle gözaltındaki torbalara, morluklara ve ince kırışıklıklara veda etmek mümkün.
Güzelliğin en çarpıcı silahı olan gözlerin, aynı zamanda yüzümüzde yılların izlerini ilk ele veren bölge olduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Eda Kumbasar, göz çevresinde görülen sorunları anlattı:"Göz çevresi çok ince ve sebase bezlerden (yağ bezlerinden) fakir bir deridir. Göz çevresi etrafında çok sayıda kas bulunduğundan dinamik kırışıklık denilen mimik kırışıklıkları erken yaşta oluşmaya başlar. Göz çevresinde kırışıklık dışında görülen diğer sık Kozmetik sorunlar ise; pigmentasyon yani göz etrafında morluklar ve ödem yani torbalanmadır.HEPİMİZİN DERDİ HALKALARGözaltı halkaları, hem erkeklerde hem de kadınlarda sık görülen ortak bir yakınmadır. Gözaltındaki bu koyu renk halkaların nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Yine de buna neden olabilecek birçok faktörden bahsedilmektedir. Bu faktörler arasında Genetik nedenler, güneş ışınları, düzensiz uyku, düzensiz Beslenme, Sigara ve alkol tüketimi, alerjiler ve bazı sistemik hastalıklar yer almaktadır. GENETİK MİRAS MORLUKLARGözaltındaki morluklar birçok nedene bağlı olabilir. Genetik nedenlere bağlı yani kalıtsal olabilir. En sık görülen nedenlerden biri budur. Kişinin altta yatan eşlik eden bir Sağlık problemi yoksa ve tetikleyici bir faktör bulunamıyorsa, genetik nedenlerden olduğu düşünülebilir."GÖZLER İÇİN NEŞTERSİZ GENÇLEŞME YÖNTEMİ"Gözaltındaki torbalanmalar, morluklar ve ince kırışıklıkları tedavi etmek için çok yeni ve etkili bir uygulamadan yararlandıklarını belirten Dr. Eda Kumbasar, yıllara meydan okuyan kadınlara, göz çevresi için basit ama etkili tüyolar verdi:"Gluco eye adını verdiğimiz bu yeni yöntem, cerrahi olmayan, son derece güvenli ve etkili bir uygulamadır. Hastanın işlem için ayırması gereken süre yaklaşık 15 dakika. İşlem sayısı 2 veya 5 seans oluyor, seans aralıkları ise 3 hafta. AHA’LI TROPİKAL JEL: Hastanın göz etrafına ve her iki göz kapağına alfahidroksiasit (AHA) formülasyonu içeren topikal jel sürülür. Glikolik asitin, latik asit ile beraber kullanımı ürünün etkisini arttırır. Göz etrafı hassas bir alan olmasına rağmen bu uygulamada herhangi bir iritasyon yani tahriş olmaz. Bu jel uygulandıktan sonra nötralizanı yani asidi dengeleleyici madde ile işlem sonlandırılır. İşlem sonrası bakım kremleri sürülür ve işlemden sonra kullanması gereken tek ürün güneş koruyucudur. HER DERİ TİPİNE UYGULANABİLİRBu işlemin ideal olarak yapıldığı dönem sonbahar ve kış aylarıdır. Bu uygulamada hiperpigmantasyon yani lekeler, güneş ve yaşlanma lekeleri, skarlar yani izler ve ince kırışıklıklar azalır. Bu uygulamanın önemli avantajı ise tüm deri tiplerinde kullanılabilir olmasıdır. Yani açık tenli veya koyu tenli kişilerde herhangi bir problem olmadan güvenle kullanılabilir.GÖZ BAKIMININ İLK ADIMI HİJYENGöz ve deri sağlığı için dikkat etmemiz gereken belli kurallar vardır. Bunların en önemlisi ise hijyendir. Göz etrafına sık sık elle temas etmemek gerekir. Elleri sık yıkamamak ve gözleri ovuşturmak enfeksiyona sebep olabilir. Gözde ve göz etrafında oluşabilecek enfeksiyonlar, gözde akıntı ve sulanmaya sebep olabilir. Bu neenle hem göz hem de cilt sağlığı için sık el yıkamak önemlidir.GÖZLERİNİZİ GÜNEŞTEN KORUYUN: Deri yaşlanması çevresel faktörlerden de etkilenir. Özellikle güneş ışınları bunun başında gelir. Uzun yıllar UV’ye maruz kalan kişilerden güneş ışınlarının yaptığı birikim hasarına bağlı olarak gözaltında renkte koyulaşma pigmentasyon görülebilir. Çok basit ama en önemli yaşlanma karşıtı kremlerden biri olan güneş koruyucular yine burada da devreye girer. Güneş koruyucu kullanımı, göz çevresi kırışıklığını engellemede en önemli yöntem. Güneş koruyucuları bu yüzden mutlaka göz çevresi dahil tüm göz etrafına uygulamalıyız.DÜZENSİZ UYKU MORARTIYORDüzensiz uyku saatleri olan kişilerde de yine benzer problemler ortaya çıkabilir. Günde en ez 8 saat uyku ve aynı saat aralıklarında uyku düzeni gerekir. Uyku düzeni olmayan kişilerde göz etrafında torbalanma ve morluklar en sık karşılaşılan problemlerdendir. HALKALARIN NEDENİ Alerji OLABİLİRAlerjik kişilerde yine gözaltında mor halkalar sıkça görülür. Bu yüzden alerji tanısı olan kişiler ilgili hekime başvurup altta yatan hastalıklarıyla ilgili tedavi olmalıdırlar. Bazen hastalarımızın alerjileri olduğunu, sadece göz etrafındaki bazı cilt bulgularını değerlendirerek anlamaktayız. Bu yüzden göz etrafında ödem, şişlik ve renk değişikliği olduğunda mutlaka bir cilt uzmanına başvurmak gerekir.
Gözlerinizden yılların izini silin

Thursday, December 24, 2009

Ucuz ürün sürecek kadar zengin değiliz


Elif Aktuğ

Fransa’nın en prestijli Kozmetik ödülü ‘Prix Officiel de La Beaute’yi kazanan Ingrid Millet ürünleri bir yıla yakındır ülkemizde satılıyor. Havyarı kozmetikle birleştiren Ingrid Millet aslında bir gazeteci. İran seyahati sırasında havyarın ciltteki olumlu etkilerini fark eden Millet, 1964’te kendi markasını oluşturmuş. Bizi bu ürünle tanıştıran Fatoş Sarsan ve Gülay Karakolcu’ya “Havyar neden bu kadar önemli?” ile başlayan ve “Hem sürsek hem yesek olur mu?” ile devam eden bir Dizi soru sordum.
Doğru kozmetik kullanımı nasıl yapılır? Ne kullanmamız gerektiğini nereden bileceğiz?
Cildi iyi tanımak gerekiyor. Özellikle Doktor ve eczacı tavsiyesiyle alınan ürünlerde mükemmele yakın sonuç elde ediyoruz.
Ürünü seçerken nelere dikkat etmek lazım? Eczanede satılanlar daha mı faydalı?
İçeriği, etkisi, ambalajı ve alındığı yer çok önemli. Eczaneler, ürün seçiminde Türkiye’de en etkin satış noktaları. Eczanedekileri diğer kozmetiklerden ayıran özellik, içeriklerinin yoğun ve etkili maddelerden oluşması.
Yanlış ürün kullanımı nelere sebep olur?
Alerjiye ve kalıcı cilt lekelerine sebep olur. Özellikle cilt ürünlerinin kullanımında bir dermotoloğa, eczacıya ya da Cilt Bakımı uzmanına danışılabilir.
Her pahalı ürün iyi midir? Ucuz ama etkili ürünler nasıl fark edilir?
Pahalı ürünlerin iyi olduğunu söylemek doğru değil. Çok pahalı olup da içeriğinde havyar oranı bilinmeyen veya yüzde iki oranında havyarlı ürünler satılıyor. Ingrid Millet markasında ise yüzde 42 havyar içeren ürünler var. İkisini birbirinden ayırt etmek lazım. Ayrıca ürün alırken etkili olmasını istiyorsak biraz bedel ödemek gerekiyor.
Havyarın faydaları nelerdir?
Havyar bildiğimiz balık yumurtasıdır aslında. İçinde bir canlıyı oluşturabilme potansiyeli taşır. Fosfolipid ve protein oranı yüksektir. Fosfolipid cildin nem almasını, protein ise cildin sıkılaşmasını ve elastikiyet kazanmasını sağlar. Havyarın canlandırıcı etkisi var. Cilt bileşenlerine yakın, prestijli bir ürün, sekiz aminoasit içeriyor. İçeriğinde havyar olan her ürün aynı değil maalesef. Buna çok dikkat etmek lazım. İçinde havyar olduğu söylenen çoğu ürün, aslında sadece yüzde 23 oranında havyar içeriyor. Havyarın kalitesi de önemli.
Beslenmenin de cilt bakımı açısından önemi var mı? Ürünü kullanırken havyar yesek olur mu?
(Gülüyoruz.) Fazla kalorili. Az yemekte fayda var. Beslenme, insan hayatının en önemli noktalarından biridir. Anne karnında başlar ve hayatımızın sonuna kadar farklılık gösterir. Beslenmenin Yaşam fonksiyonlarımızda olduğu gibi cildimiz için de önemi büyük. Yaşam şeklimizin düzeni, Stres, Sigara, alkol, ilaçlar, fiziksel darbeler, yanlış ürün kullanımı ve çevresel faktörler cilt sorunlarını tetikliyor. Cilde yararlı besin takviyeleri almak ve bol su içmek çok önemli. Bunu bir yaşam şekli haline getirirsek, cildimizin kusursuz olmasını, yaşlanma belirtilerini de azalmasını sağlayabiliriz.
Ingrid Mıllet kimdir?
Ingrid Millet İran yolculuğunda havyarla tanışır ve Fransa’ya götürür. Yaptığı incelemelerde havyarın cilt yapısına uygun olduğunu fark eder ve ürünlerinde kullanmaya karar verir. Millet, 1964’te tüm ürünlerde havyar özünün kullanıldığı Ingrid Millet markasını kurdu. 1966 yılında da ilk Ingrid Millet enstitüsü açtı.

Ucuz ürün sürecek kadar zengin değiliz

Monday, December 14, 2009

Yaşlanmayı durduran 6 faktör


Cilt yaşlanmasında etkili olan güneş ışınları, Beslenme alışkanlıkları, derinin dış fiziksel ve kimyasal uyarılara fazla maruz kalması, Sigara kullanımı, fazla alkol tüketiminin yaşlanmayı ve beraberinde gelişen yaşlılık belirtilerini artırabildiği, bu etkilerden kaçınılmasının yaşlanmayı yavaşlatacağı belirtiliyor. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Buket Pençe, "En büyük organ olan deri de diğer organlarla birlikte 20 yaşından itibaren yaşlanmaya başlar" diyor.Deri yaşlanmasını etkileyen faktörler;
1) Genetik yapı yani ailenin deri yapısı,2) Hormonlar: Özellikle hipofiz, tiroid, overler ve böbreküstü bezinin hormonları,3) Güneş ışınları (ultraviyole),4) Beslenme5) Sigara ve alkol,6) Stres,7) Çevre kirliliğidir.
Deri yaşlanırken deride oluşan değişiklikler ve bunların belirtilerini ise şöyle sıralayabiliriz:
1. Derinin üst tabakası (epidermis) incelir ve kırışıklıklara neden olur, derinin yaralanması kolaylaşır.2. Epidermisin en üst tabakasının yenilenmesi gecikir ve deri soluk bir renk alır.3. Derinin onarımı yavaşlar ve küçük yaralar bile geç iyileşmeye başlar.4. Deriden su kaybı kolaylaştığı için deri kurur ve kaşınır. 5. Deriden giren kimyasal maddelerin atılımı gecikir ve kontakt dermatitler (ekzema) artar. Bunun nedeni ise derinin bariyer fonksiyonunun bozulmasıdır.6. Derinin yaşlanmasıyla renk yapan hücreleri (melanosit) azalır ve koyu renk benler azalır.7. Ultraviyoleye karşı koruyuculuğu azalır güneş lekeleri artar.8. Derinin bağ dokusundaki (elastik ve kollagen lifler) bozukluk nedeniyle deri gevşer ve sarkarken, elastikiyeti azalır, mimik çizgileri oluşur, sertleşir ve pürüzlenir.9. Seboreik keratozlar (deride kalın, pürtüklü lekeler) artar.10. Alerjik reaksiyonlara neden olan mast hücreleri azaldığı için erken tip (anında oluşan) ilaç ve besin alerjileri azalır.11. Eller ve yüzde deri altı yağ dokusu azalırken, uyluklar ve karında artar. Bu da kadınlarda kalça, erkeklerde bel bölgesinin genişlemesine neden olur.12. Derinin immünolojik (direnç) fonksiyonu bozulduğu için deri kanserleri artar.13. Ter bezleri azalır ve sıcak çarpması riski artar.14. Deride kılcal damarların görünümü artar, kendiliğinden oluşan morluklar artar.15. Derinin ısı regülasyonu bozulur ve yaşlılar daha çok üşür.16. Yaş ilerledikçe yüzde gözenekler genişler ve siyah noktalar artar.17. Saçlar incelir, yavaş uzar, dökülür, beyazlaşır. Erkeklerde Saç Dökülmesi 20’li yaşlarda, kadınlarda ise menapozdan sonra başlar. Yaşla kadınlarda çenede istenmeyen kıllar oluşurken, erkeklerde kaş, burun içi, kulak kılları uzar.18. Tırnaklar incelir,yavaş uzar,kurur,matlaşır ve kolay kırılırlar.
Bütün bu değişikliklere engel olabilmek için ilk ve en önemli yapılacak şey güneşten korunmaktır. Çünkü ultraviyole ışınları, deride serbest radikal üretimini artırarak ve antioksidan savunma kapasitesini azaltarak foto yaşlanmaya neden olurlar.
İkinci aşamada deri yaşlanmasına engel olmak ve tedavi etmek amacıyla beslenmeye dikkat edilmeli, yaşa göre vitaminler, alfa hidroksi asitler, bitkisel ürünler, biyolojik faktörler, serbest radikal yakalayıcılar, antioksidanlar, bazı hormonlar dıştan veya ağızdan kullanılmalı alkol ve sigara içilmemelidir.Yaşlanmayı durduran vitaminler
1) Vitaminlerden Kozmetik açıdan en önemlileri:
Vitamin A ve deriveleri: Retinoik (tretinoin) asit, betakaroten (provitamin A), retinol en sık kullanılanlardır. Bunların hem ağızdan alınmaları hem de kozmetiklerde kullanılması güneşe ve diğer tüm etkenlere (genetik gibi) bağlı deri yaşlanmasını geriye döndürebilir. Bu etkinin görülebilmesi için retinoik asit içeren kozmetiklerin en az 6 hafta kullanılması gerekir. Ancak deriyi tahriş edici etkisine dikkat edilmeli, geceleri kullanılması tercih edilmelidir.Vitamin E: Kuvvetli bir antioksidandır. Ultraviyole ışınlarından korur. Nemlendiricidir. Kızarıklık ve lekelenmeyi engeller. Topikal kullanıldığında (dıştan) alfa tokoferol olarak kırışıklıkları önler ve kollajen sentezini artırır.Vitamin C: Antioksidan ve leke açıcıdır. Hücrelerde kollajen sentezini düzenler ve ultraviyole ışınlarından korur.Vitamin B: Vitamin B3 (Niasin) derinin su kaybını önler, deriyi nemlendirir ve antioksidandır. Provitamin B5 (Pantenol) ise nemlendiricidir ve saç bakım ürünlerinde %5 oranında kullanılabilmektedir.
2) Alfa Hidroksi Asit (AHA)ler: Meyve asitleri olarak bilinirler. En çok kullanılanlar glikolik asit ve kaltik asittir. %2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asittir. %2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asit, %8-12 oranında kollajen sentezini artırır, %70 oranında ise peeling yapar.
3) Bitkisel Ürünler: Flavonoidler (genistein vb.) ginkgo biloba ekstresi, soya fasulyesi, mercimek ve kırmızı şarapta bulunurlar. Serbest radikallerden ileri gelen yaşlanmayı geciktirebilir. Piyasada vitaminlerle birlikte yaşlanma karşıtı preparatlarda (ilaç) bulunur.
4) Polifenoller yeşil çayda bulunurlar: C ve E vitamininden daha kuvvetli serbest radikal tutucudurlar. Saç toniklerinde erkek tipi saç dökülmesine karşı da kullanılırlar.
5) Aloe vera jeli: Ultraviyoleden koruyucu, kızarıklık düzeltici, nemlendirici olarak yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılır.
6) Biyolojik Faktörler: Kallikrein: Domuz pankreasından elde edilir. Yara iyileşmesini hızlandırır ve kırışıklık oluşumuna engel olur.Plasenta Ekstreleri: İnsan veya hayvan kaynaklı olabilir. Hücre yenilenmesini sağlar, derinin esnekliğini artırır.Üçüncü sırada ise yaşlı deriyi düzeltmek ve daha fazla ilerlemesini engellemek amacıyla uygulanan kimyasal peeling (derinin üst tabakasının soyulması), mikrodermabrazyon, lazer, botulinum toksini, dolgu maddeleri ve estetik plastik cerrahi operasyonları gelmektedir.

Yaşlanmayı durduran 6 faktör