Showing posts with label Masaj. Show all posts
Showing posts with label Masaj. Show all posts

Tuesday, December 29, 2009

Yatakta mutlu olmanın 12 yolu

İŞTE YATAKTA MUTLU OLMANIN 12 YOLU
İlişkinizin zamana yenildiğini mi düşünüyorsunuz? Hep ilk günkü heyecanda kalsa güzel olurdu; ancak bunun için hem siz hem de partneriniz emek harcamalısınız. Cinsel Sağlık Enstitüsü Başkanı Uzman Psikolojik Danışman Dr. Cem Keçe, uzun süreli ilişkilerde zamanla heyecanın azalıp, cinsel hayatın monotonlaşmasının yaygın bir sorun olduğunu söylüyor. Her zaman aynı şeyleri, aynı sıra ile yapmak cinsel hayatı rutinleştirebilir. Zamanla ve yaşla birlikte cinsel istekte azalma olabilir, ayrıca şeker, tansiyon, kalp gibi rahatsızlıklar cinsel sorunlara yol açabilir. Kilo alımı, kadın ve erkeğin eski fiziksel çekiciliklerinin azalması ve kadının anne olması gibi etkenler de çiftin birbirine cinsel olarak bakış açılarını değiştirebilir. Bu hemen her çiftte görülebilen bir durum. Ancak bir kader değil. Eğer çift isterse ilişkide heyecanı hep Canlı tutabilir, monotonluğu kırabilir, farklı cinsel aktiviteler deneyebilir. Bu tamamen çiftin motivasyonuna bağlı.Sağlıklı bir ilişki içinDr. Keçe, sağlıklı bir Cinsellik için en önemli koşulun, çiftin açık, samimi ve dürüst bir iletişim kurması olduğunu söylüyor. Çift olarak birbirinizle ilgili arzu, istek ve beklentilerinizi paylaşırsanız hem daha sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşantınız olur, hem de bir sorun yaşandığında onu daha kolay çözebilirsiniz.
Ne zaman doktora başvurmalı?Ne yazık ki, Türk toplumunda cinsellik, doğal ve normal bir olgu olarak görülmüyor ve hâlâ ayıp, yasak ve günah kavramlarıyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle de çiftlerin cinsel sorunları olduğunu kabul etmeleri ve bir uzmana başvurmaları uzun zaman alıyor. Cinsel hayatınızda neyin ters gittiğini konuşun ve davranışlarınızda da ufak tefek değişiklikler yaparak sonucu gözlemleyin. Ancak var olan cinsel sorun kadın, erkek ya da her ikisindeki daha derin psikolojik bir soruna ya da kişilik yapısına dayanıyorsa, bir cinsel terapistten uzman yardımı almanız daha doğru olacak.
Cinsel terapi gerekirseCinsel sorunları olan kişiler, bu sorunu kafalarında çok büyütürler ve asla çözemeyeceklerini düşünürler. Oysa ki cinsel terapi, diğer psikoterapilerden farklı olarak daha yoğun ve kısa sürelidir. Yani çift ve terapist işbirliği yaptığında ve çift terapinin gereklerini yerine getirdiğinde, kısa sürede çözüme ulaşılıyor. Cinsel terapi, yaklaşık olarak 10-12 seans sürüyor. Bu süre 10 gün olabileceği gibi, 1-2 aya da yayılabiliyor. Terapi başladığında, ilk muayene, çifti tanımak ve sorunu anlamak için yapılıyor. Çift ya da tek başına geldiyse kişi, terapiye başvurma nedeni, ne zamandan beri bu sorunu yaşadığı, bu sorunun hayatında ve ilişkisinde ne gibi etkileri olduğu ile ilgili bilgi veriyor. Daha sonra terapist, cinsel terapinin ne olduğu ve sürecin nasıl işleyeceğini anlatıyor. Eğer sorunun kaynağının fiziksel olabileceğinden şüpheleniliyorsa önce bir jinekoloji veya üroloji muayenesi istenebiliyor.Nefes ve gevşemeTıkanan ilişkileri eski haline döndürmek için terapinin bir parçası nefes ve gevşeme egzersizleri. Cinsellikte rahatlamış ve gevşemiş bir durumda olmak ve anın tadını çıkarmak çok önemli. Ancak çoğu zaman günlük hayatın stresleri, işteki sorunlar veya eşle ilgili problemler cinsel hayata yansıyor ve çift rahatlamayı başaramıyor. Bu nedenle uzmanlar, ılık bir duş sonrası gevşeme egzersizleri yapmalarını öneriyorlar. Ayrıca bu konuda özel olarak hazırlanmış oto Hipnoz CD’leri çifte verilerek ilişki öncesi gerginliklerini atmaları sağlanıyor.Uzmanlar ‘aşk oyunu’ öneriyorÇocukluğumuzdan beri ödev kelimesi bizlere sevimsiz gelir ve sanki yapılması gereken ve hiç istemediğimiz mecburiyetleri hatırlatır. Bu nedenle terapinin bir parçası olan ev ödevleri yerine uzmanlar ‘aşk oyunları’ önermeyi tercih ediyorlar. Aşk oyunları rahatlamak, gevşemek, çifti birbirine ısındırmak ve yakınlaştırmak amacıyla uygulanıyor. Ancak herkese aynı önerilerde bulunulamaz; çiftin sorununa göre, özel olarak aşk oyunları öneriliyor. Öncelikle ideal ortamı yaratmak çok önemli. Rahat edebileceğiniz ve rahatsız edilmeyeceğiniz, kendi zevkinize uygun bir ortam hazırlamalısınız. Daha sonra ılık duş alıp, gevşeme ve nefes egzersizlerini uygulayın. Sonra birbirinize Masaj yapın. Bu aşamada çiftlere bazı ödevler ya da aşk oyunları öneriliyor. Sorununa göre vajinaya giriş ya da mastürbasyon ödevleri, vajina kasılmasını engelleyici egzersizler, erken boşalmayı önleyici boşalma kontrolü egzersizleri de uygulatılabiliyor. Ancak sorun nasıl çifte özelse, terapi de çifte özel olarak dizayn edilmeli.Kegel egzersizleri işe yarıyorCinsel birleşme sırasında görev yapan bazı kasları güçlendirmek cinsel hazzı artırıyor. Leğen kemiği-pelvis kaslarını çalıştıran bu egzersizlere Kegel Egzersizleri adı veriliyor. Hangi kas grubunu çalıştıracağınızı anladıktan sonra gün içinde ortalama 200 kere bu kasları kasıp gevşetme egzersizini uygulayabilirsiniz. Pelvis kasları idrarınızı yaparken bir anda tutabilmenizi sağlayan kaslardır. Tuvalette idrarınızı tutup bırakarak bu kas grubunu nasıl kontrol edebileceğinizi fark edin. Gün içinde aklınıza geldikçe 10 saniye boyunca bu kasları sıkın, 10 saniye boyunca da bırakın.
Sağlıklı ilişki için iyi besleninBeslenme alışkınlıklarımız hem sağlığımız için hem de cinsel yaşamımız için son derece önemli. Mutlu bir cinsel Yaşam için, cinsel iştahı arttırıcı besinleri tercih edebilirsiniz. Beslenme kadar düzgün ve esnek bir fiziksel yapıya sahip olmak da, sağlığımız ve cinsel yaşamımız için önemli. Çünkü bedenimizde sinir sistemimiz, salgı bezlerimiz ve iç organlarımız arasında güçlü bir ilişki bulunuyor. Bilim dünyasında bu konuda ortak bir görüş bulunmasa da, bazı besinler cinsel gücü artırıcı, bazıları da azaltıcı olarak biliniyor. Beslenme düzeninizi aşağıdaki önerilere göre ayarlamak ilişkinizi canlandırmaya yardımcı olabilir...
Afrodizyak besinler- Fesleğen, tarçın- Çilek, muz, avokado, kayısı, incir- Çikolata, yulaf ezmesi, badem, istiridye, bal- Domates, kırmızı ve yeşil acı biber, sarmısak- Et, yumurta- Beslenme tüyoları- Proteinli besinler cinsel gücü artırıyor. - İyot, B ve C vitamini alın.- Nane, kişniş, Mısır gevreği ve soyalı ürünleri aşırı tüketmeyin.- Alkol, Sigara ve kafeinli içecekler cinsel hayatı çok olumsuz etkiler. Bu maddeleri aşırı tüketmekten kaçının.- Yağlı ve ağır gıdalardan uzak durun.
YATAKTA MUTLU OLMANIN 12 YOLU
Yatakta mutlu olmanın 12 yolu

Saturday, December 19, 2009

Bebeğinizi masajla koruyun

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi çocuk sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, zamanından önce doğan prematüre bebeklerin özel bir bakıma ihtiyaç duyduğunu, bu bebeklerle daha yakından ilgilenilmesi gerektiğini söyledi.Bebeklerin bakımında özel bir takım uygulamalar yapılmasının önemini vurgulayan Örs, “Bu tür bebeklerin bakımında dokunma uyarısı, yani Masaj çok ciddi yararlar sağlıyor. Pratik açıdan kolay olan masaj için sadece zaman ayrılması gerekiyor. Anneler de çocukları için bu masajı yapabilir” dedi.Bebeği sakinleştiren ve rahatlatan bebek masajının birçok faydasının bulunduğunu anlatan Örs, şunları kaydetti:“Bebeklerdeki masaj uygulaması kas yapısını güçlendiriyor. Kan dolaşımını hızlandırarak kas güçlenmesini ve beslenmeyi artırıyor. Masajla bu bebeklerin hastaneden daha kısa sürede taburcu oldukları, daha iyi büyüdükleri ve daha sakin oldukları gözlemleniyor. Masaj, Beslenme ve büyüme üzerine etkili olan hormonların salgılanmasını da artırıyor. Prematüre ve düşük ağırlıklıkta doğan bebeklere uygulanan masaj, Stres hormonlarının salgılanmasını azaltarak bebeğin enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Daha az hastalanan bebek çabuk toparlanıyor. Bağışıklık sisteminin güçlü olması bebeğin ilerleyen dönemlerde hastalanmasını önlüyor. Diğer bebeklere oranla daha dirençli olmasını sağlıyor.”PSİKOLOJİK YARARI DA VAR Masajın aslında bir anlamda dokunmanın daha sistematik yapılması olduğunu ifade eden Örs, masajın sadece erken doğan bebeklerde değil, zamanında doğan bebeklerde de anne ve bebek arasındaki yakınlığa olumlu etki yaptığını dile getirdi.Masajın bebeklerin bedensel ve ruhsal gelişimini de olumlu yönde etkilediğini vurgulayan Örs, “Bebeklerin psikolojik anlamda daha uyumlu olmalarını sağlar. Yoğun bakımda kuvöz ortamında tutulan bebeklerde ağrılara maruz kaldığı için ilerde psikolojik rahatsızlıklar daha çok görülüyor. Masaj bazı şeyleri tek başına önlemiyor, ancak bebeğin yoğun bakım dönemini daha sakin daha az stres altında geçirmesini sağlayabiliyor” diye konuştu.Örs, masaj yapılan bebeğin anne sütüyle beslenme ve emzirme döneminin daha uzun sürmesi gibi yararlarının da bulunduğu sözlerine ekledi.
Bebeğinizi masajla koruyun

Wednesday, December 9, 2009

İyi uyumayan çocuk şişman ve depresif oluyor

İSTANBUL - İyi uyumayan çocuklarda Obezite ve depresyona yatkınlığın daha fazla olduğunu söyleyen Memorial Suadiye Tıp Merkezi; çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Yıldırım, çocuklarda uykunun neden daha önemi olduğunu anlattı. Uyku yalnızca bir dinlenme aracı değildir. Uyku, beyin başta olmak üzere tüm organların rejenerasyonu için şarttır. Uyku sırasında Stres hormonları azalırken büyüme hormonu salınımı artar. Bu sayede uyku sırasında vücut kendini onarır, yeniden yapılandırır, protein sentezi artar ve vücut kendini yeni güne hazırlar.
DÜZENLİ UYKU HAFIZAYI GÜÇLENDİRİRUyku zamanı bakıcıların dört gözle bekledikleri soluklanma zamanı olurken; çocuklar için çok daha büyük bir öneme sahiptir. Çocuk uyku sırasında büyümektedir. Çocuk ne kadar küçükse, büyüme o kadar hızlı, uyku ihtiyacı da o kadar fazladır. Düzenli uyuyan çocukta büyüme daha hızlı olacaktır. Yine bu çocuklarda öğrenmenin daha net, hafızanın daha güçlü olduğu ortaya konmuştur. Yetersiz uyuyan çocuklarda durum tam tersidir. Yeterince uyuyamayan çocuklarda obezitenin daha sık olduğu saptanmıştır. Bu çocuklarda abur cubur yeme, fazla kalorili içecekler içme ve Televizyon ya da Bilgisayar karşısında geçirilen süre daha fazladır.
HİPERAKTİVİTE VE Depresyon RİSKİ AZALIRBilimsel araştırmalar okul öncesi çocuklarda düzenli uykunun hiperaktivite, anksiyete ve depresyonu azalttığını göstermiştir. Yine bir haftalık süre içinde 3-4 gün ve fazlası uykunun (bu da gün başına en az 11–12 saat uyku demektir) çocuklar için gerekli olduğu gösterilmiştir. Ergenlik döneminde uyku zamanı genellikle gece yarısından sonraya sarkar ve çocuk az uykuyla yetinmeye başlar.
Günlük 7–7,5 saat uykuyla yetinen çocuklarda Depresyon eğiliminin daha fazla olduğu gösterilmiştir. Bu çocuklarda depresyon sıklığının gece 22.00 den önce yatağa giren çocuklara göre % 42 daha fazla olduğu gösterilmiştir. Ergenlik döneminde ideal uyku zamanı 9 saat iken, birçok çocuk 7–7,5 saat uyku ile yetinmektedir.
ÇOÇUĞA UYKU SAATİ BELİRLEYİN Tüm çocukluk boyunca uykuya yatma zamanının mutlaka gece 22.00’den önce olması sağlanmalıdır. Bunu sağlamak her zaman çok kolay olmayabilir. Sağlıklı uyku alışkanlığının oturtulması erken bebeklik döneminde itibaren başlatılmalıdır.
ÇOÇUĞUN KENDİ KENDİNE UYKUYA DALMASINI SAĞLAYINÇocuk temas, anne göğsü, beslenerek ya da sallanarak uykuya dalmaya alışmışsa şartlı refleks oluşacaktır. Her uyandığında uyumak için zorunlu hale gelen bu koşulların varlığını isteyecektir. Böylece anne ya da bakıcı için uykusuz geceler başlayacaktır. Bu nedenle bebeklik döneminde geliştirilen uyku alışkanlığı konusunda ailenin çocukları ve kendi çıkarları açısından çocukların bağımsız uykuya dalabilme alışkanlığını oturtmaları gerekir. Çocuklarda genellikle ayrılık anksiyetesi söz konusudur. Çocuklar gece uyandıklarında gerçek ile rüya arasındaki ayrımı kavrayabilmek için daha uzun süreyle ihtiyaç duyarlar.
BESLENME ALIŞKANLIĞI DA ETKİLİUyku üzerinde bazı Beslenme ile ilgili etkenler de söz konusudur. Gece yarısı kan şekerinin düşmesi uyanmaya yol açacaktır. Bu açıdan uyku saatine yakın karbonhidrattan zengin gıdalardan (unlu ve şekerli) kaçınmak gerekir. Gıda alerjileri de kaşıntı, astım ve sindirim problemlerine yol açarak uyku kalitesini bozacaktır. İnek sütü alerjisi olan çocukta inek sütünün diyetten çıkarılması uyku kalitesinde düzelmeler sağlamaktadır. Ayrıca gıda alerjileri çocuklarda bademcik ve geniz etinin büyümesine yol açarak uyku problemlerine yol açacaktır. Kalsiyum, magnezyum ve B vitaminlerinin (özellikle B6) az alınması gece uyanmalarını artırır. Yatmadan önce alınan kafeinli gıdalar (birçok içecek ve çikolatada boldur) uyarıcı etkisi nedeniyle uykusuzluğa neden olabilir.
MASAL VEYA MASAJLA RAHATLATINDüzenli bir uyku saati, uyku öncesi masal ve rahatlatıcı bir Müzik, gün içerisinde bedensel aktivite için fırsat sağlanması, uyandığında onu bekleyen cazip aktivite ve sürprizler listesi sunmak, çocuğu güven objesi ile baş başa bırakmak (seveceği bir battaniye ya da oyuncağı), badem yağı, papatya ya da lavanta yağı ile Masaj yapmak uykuyu çocuk için sevimli hale getirilebilir.
İyi uyumayan çocuk şişman ve depresif oluyor

Tuesday, December 8, 2009

“Vücuda rot-balans ayarı yapıyorum”

Bade Gürleyen

Stres, korkular, hastalıklar, yanlış beslenme, uykusuzluk, doğadan kopukluk, iletişimsizlik, aşırı çalışmak... Bütün bunlar insan vücudunda fazla enerjinin, elektriğin birikmesine ve sistemin çalışmamasına yol açıyor. Vücut kasılıyor, tıkanıyor ve yoğun enerjiden kurtulamadığı için de Yaşam kalitesi düşüyor, özellikle ağrılar baş gösteriyor ve kişi kendini iyi hissetmiyor. Hatta bazen vücutta hiçbir hastalık olmamasına, bütün tahlillerin düzgün çıkmasına rağmen kişi hasta oluyor. Kayropraktik uzmanı Dr. Ayşegül Öztürk’ün söylediklerine göre ise bu tablonun nedeni aşırı strese, elektrik yüküne ve enerji birikmesine bağlı olarak sisteminin tıkanması, fonksiyonunu yitirmesi ve çalışmaması. “Vücut kendini onarmaya, sistemde bir bozukluk olduğunda onu düzeltmeye programlanmıştır. Ancak sistem bozulabiliyor. Bizim amacımız ise sistemin kendi iç dengesini çalıştırmak, vücutta sıkışan ve sıkıntı yaratan enerjiyi düzenlemek, çalışmayan sistemi çalışır hale getirmek. Vücutta biriken enerjiyi boşalttığınız zaman bütün sistemler rahatlıyor, çalışmaya başlıyor ve kişinin sıkıntıları gidiyor. Elektriksel check-up yapıyoruz aslında” diyen Öztürk, vücuda aslında “rot-balans ayarı” yaptıklarına dikkat çekiyor. Bunun içinse kayropraktik tekniklerini ve akupunktur kullanıyor.

Peki nedir kayropraktik? Bu, eski Yunancadan geliyor ve “elle yapılan uygulamalar” anlamına geliyor; genellikle sinir sistemi, eklem ve omurgayla ilgili sıkıntılarda uygulanıyor...

Dr. Ayşegül Öztürk Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Yani doğu tıbbını batı tıbbıyla birleştirmiş aslında. Tıp fakültesini bitirdikten sonra Amerika’da kayropraktik ve akupunktur eğitimi almış. Pek çok ünlü isim de vücutlarındaki “tıkanıklıktan” kurtulmak için ona gidiyor. Gazeteci İclal Aydın ondan “hayatımı kurtaran kadın” olarak söz ediyor; işadamları, gazeteciler, sanatçılar, bakanlar “müdavimi” olmuş durumdalar adeta. Her ne kadar Dr. Öztürk bu isimleri sır gibi saklıyor olsa da aldığımız duyumlara göre İclal Aydın dışında Rahmi Koç ve Saba Tümer de şifayı onda arayanlar arasında...

Geçenlerde İclal Aydın sizden “Hayatımı kurtaran kadın” olarak söz etmişti...

Evet, ama İclal hanımın diyetisyeni var, besinine dikkat ediyor, Spor yapıyor. Sağlıklı yaşamak için gereken şeyleri yapıyor. Tek başına benim ona müdahale etmem yeterli değil. Elimde sihirli bir değnek yok.

Siz neler yapıyorsunuz?

Elle birtakım uygulamalar. Ancak bu bir Masaj değil. Çeşitli teknikler var. Bu, özellikle eklem ve omurga sağlığıyla ilgili bir yöntem. Yapı ve işlev birbiriyle bağlantılı çünkü. Bir insanın fiziksel yapısı da omurga. Omurganın içinde olan sinir sistemi, beyin ve hücreler arasındaki iletişimi sağlar. Eğer yapı bozuksa işletim de bozuluyor. İşletim bozuksa yapı da bozuluyor. Ana hedefimiz, sistemde beyin-hücre iletişimini artırmak. Vücut kendini onarmaya, sistemde bir bozukluk olduğunda onu düzeltmeye programlanmıştır. Amacımız sistemin bu kendi iç dengesini çalıştırmak. Kayropraktik uzmanı ilaç yazmaz. Ama ben Doktor olduğum için gerektiğinde yazma yetkim var.

“Vücuttaki elektriği dokunarak hissediyorum”

Tedavi nasıl işliyor?

İltihabi hastalıklara, kanserlere ve ameliyat gerektiren hastalıklara bakmıyoruz. Bunun dışında her rahatsızlıkta yardımcı olabiliyoruz. Hastayı muayene ediyoruz, tahlillerine bakıyoruz. Nörolojik ve ortopedik testler yapıyoruz. Bizim elle ilgili duyularımız çok gelişiyor eğitimle. Elle yaptığımız muayenelerde derin dokulardaki kas kasılmalarını, sinir düğümlerini, boyun omurgasının hareket kısıtlılığı ve ağrısını tespit ediyoruz. Bize genellikle bel, baş, boyun ağrıları gibi iskelet sistemiyle ilgili ağrılarda başvuruluyor. Mide sorunları, migren, uykusuzluk gibi sorunlarla da gelen var. Baş ağrısını giderdiğimizde ise uykusuzluğunuz da geçiyor mesela. Hangi şikayetle giderseniz gidin sistemin bütününü etkiler kayropraktik.

Vücutta biriken ve sıkıntıya yol açan fazla elektrik nasıl boşalır?

Hastaya önce birtakım sorular soruyorum. Fiziksel, duygusal ve zihinsel travmaları araştırıyoruz. Sonra muayene başlıyor. Vücudun ön kısmında belli noktalar belli şeyler ifade eder. Hangi bölümde ne kadar sıkıntı olduğunu anlarız bu noktalarda. İnsanın vücudunda elektrik vardır.

Bu elektriği ben dokunarak hissediyorum, dokunarak dinliyorum vücudu. Dokunduğum bölgenin kas yapısının kasılı olup olmadığına bakıyorum. Vücuttaki bazı noktalarda birikir fazla elektrik. Bu da, bu noktalara bastırarak boşaltılır. Bazen bunun için akupunktur iğneleri de kullanıyorum. Sorun ne olursa olsun sistemde kasılma, kapanma ve tıkanma oluyor. Aşırı elektrik yükü vücudunuzdaki zayıf nokta neresiyse orayı etkiler. Bel, karın, mide, bağırsak kafa gibi. Uyku çok önemli. Uykuda vücut kendini yeniler. Uykusuzluk insanı hasta eder. Vücuda ayar yapıyorum aslında. Önce sinir sisteminin rahatlaması, sonra sindirim sisteminin düzenlenmesi, doğru Beslenme ve dinlenme gerekiyor. Fazla elektrikten mutlaka arınmalı.

Size genelde kimler başvuruyor?

Yönetici, muhasebeci, avukat, bankacı, gazeteci, işadamı gibi pek çok meslekten hastam var. Bir yöneticiye bakmayı seviyorum. Düşünce yükü ağır bir yük. Stres içindeki bir yöneticiyi iyileştirdiğinizde altındaki 100 kişiyi de iyileştirmiş oluyorsunuz. Ayrıca deprem korkusu, uçak fobisi gibi sorunlarla ilgili de bize başvuruyorlar.

“Gerginseniz spor yapmayın. Deniz kenarında oturun, daha iyi”

“Çok gergin bir insan spor yapınca daha da gerilir. Stresli insanlar için 10-15 dakikalık yürüyüş yeterli. Bazen yüzme öneriyorum, bazen de gevşeme ve meditasyon. Zihni kapalı, karışık insanların deniz kenarında oturması ve denize bakması yararlı. Deniz karışık, siz karışıksınız, bütünleşirsiniz. Kafanızdaki odak noktanız değişir denize bakarsanız. Bir de bulut meditasyonu öneriyorum. Bulut hafiflik ifade eder, ona bakmak gerginliği giderir. Ağaç meditasyonu da yararlı. Ağacın sağlamlığı size güç verir. Sağlamlık hissi uyandırır. Rüzgarda dalları sallanır ama köke bir şey olmaz. Tabii ki bu işin felsefesini anlamadan ağaca, buluta bakmak işe yaramaz. Anlarsanız size

iyi gelir. Rahatlamak, iyileşmek istemelisiniz. ‘Besinleriniz ilacınızdır’ derler. Ama sinir sisteminiz iyi olmazsa istediğiniz besini alın, hazmetmezsiniz. Mutluluk ve huzur insanın içinde olan bir şey. Dışarıdan gelen bir şey değil. “

Dr. Öztürk’ün ev ödevleri: “İki günde bir tuzlu su ve sirke banyosu yapın”

1 Nefes egzersizleriyle stres atın: Yemek öncesi 1 dakika hızlı hızlı nefes alıp vermek stres attırır ve metabolizmayı hızlandırır.

2 Tuzlu su banyosu fazla elektriği giderir: Cilt ve sinir sistemi aynı tabakadan oluşuyor.

Bu yüzden cildinizi rahatlattığınızda sinir sistemi de rahatlıyor.

İki günde bir tuzlu suda 10 dakikalık banyo vücuttaki elektriği alır. Küvetin içine iki avuç marketten alacağınız iyotsuz tuz atın ve suya iki sıkımlık sirke de ekleyin.

3 Ayak banyosu sinirleri gevşetir: Ayaklar kafaya en uzak nokta olduğu için kafa ve sinirler daha iyi gevşer.

4 Kafanıza soğuk kompres koyun:

Kafa derisi hassas olan insanların stres altında başı ısınır, elektrik orada birikir. Soğuk kompres sıcaklığı, gerginliği alır.

5 Birikmiş enerji bakarak, yazarak

ve konuşarak boşalır:

Bir muma bakabilirsiniz. Sigara dumanını çektiği gibi, sıkıntınızı da çeker. Ayrıca duygularınızı bir kağıda yazıp, sonra yırtıp atabilirsiniz. Ya da bir yakınınızla konuşun. Sosyal, paylaşan insanların genellikle psikoloğa ihtiyacı olmuyor.

6 Sınav stresine karşı göz hareketleri beyni açar: Gözlerinizle

yukarı aşağıya, sağa sola, çapraz sağa sola üç kez, daha sonra da dairesel hareketler yapmak yararlı.


“Vücuda rot-balans ayarı yapıyorum”