Showing posts with label Darbe. Show all posts
Showing posts with label Darbe. Show all posts

Thursday, December 10, 2009

Dizleriniz rahat vermiyor mu?

İSTANBUL - Halk arasında kireçlenme olarak adlandırılan eklem kıkırdağı bozuklukları yani artroz, bilinenin aksine sadece ilerleyen yaşlarda görülmüyor, genç yaşlarda da ortaya çıkarak Yaşam kalitesini önemli oranda etkiliyor.
İnsan vücudunda bulunan birçok dokunun aksine, kıkırdak dokusunun kendini yenileyebilen ya da hasarını düzeltebilen bir doku olmadığını belirten Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Metin Türkmen, herhangi bir şikayet başladığında erken dönemde tedbir alınmazsa sorunun büyüdüğüne dikkat çekiyor.
Dizde şikayet başlar başlamaz sorun tespit edilir ve sebebi ortadan kaldırılırsa kıkırdak dokusunda hasar olmayacağını veya hasar olmuş ise ilerlemeyecek şekilde tedavisinin yapılabileceğini söyleyen Prof. Türkmen, gençlerde görülen diz kıkırdağı bozukları hakkında bilgi verdi, bozuklukların sebeplerini şu başlıklar altında topladı. Mekanik bozukluklar:
Dizin yapısında eğer mekanik bir bozukluk varsa, yani diz kapağının yerleşimi doğuştan düzgün değil ve hareketler sırasında bir kayma oluyorsa, diz kapağının hareket ettiği eklemde genç yaşta sorunlar ortaya çıkabiliyor. Benzer sorunlar, diz bölgesinde görülebilen açısal bozukluklarda da ortaya çıkabiliyor
Spor yaralanmaları: Spor yaralanmaları başta menisküs kıkırdağında olmak üzere eklemdeki tüm kıkırdaklarda sorunlar oluşturabiliyor. Bağ hasarlarının tedavisi ihmal edilirse, ilerleyen dönemlerde yine kıkırdak dokusunda hasarlar ortaya çıkabiliyor.
Beslenme bozuklukları: Beslenme bozukluklarına bağlı olarak, özellikle aşırı kilo durumlarında zorlanma nedeni ile kıkırdakta sorunlar ortaya çıkabiliyor.
BELİRTİLERİ TAKİP ETMEK GEREKİYOREklem harekete geçtiği anda ya da eklemin hareketi sırasında dizde bir ağrı olması önemli bulgulardan biri. Mesela; eğimli zeminde yürürken, sinemada Film seyrederken, serviste işe gidip gelirken, merdiven inip çıkarken, uzun süre aynı pozisyonda otururken dizde ağrı hissedilmesi diz kapağı kemiğinin yerleşiminde bir problem olduğuna işaret ediyor.
BİR Darbe SORUNU TETİKLEYEBİLİRBir çok insanın diz kapağının yerleşiminde doğuştan gelen bir bozukluk olabiliyor. Buna bağlı dizde gelişebilecek bir sorun, çeşitli sebeplerle daha erken ortaya çıkabiliyor. Mesela, normal şartlarda 30 yaşında ortaya çıkabilecek bozukluk, spor yapılıyorsa ya da düşüp bir darbe alındıysa daha erken ortaya çıkabiliyor. Bu noktada sorunun hemen önemsenmesi ve doktora gidilmesi gerekiyor. Böylece hemen önlem alındığı ve problemin sebebi ortadan kaldırıldığı için, hastanın belki hayatı boyunca bir daha böyle bir şikayeti olmayabiliyor.
ÖNCE KASLAR GÜÇLENDİRİLİYORDiz kıkırdağındaki sorun erken teşhis edildiğinde, öncelikle diz eklemini kontrol eden kas mekanizması üzerinden tedaviye gidildiğini belirten Prof. Dr. Metin Türkmen şunları söyledi.
"Diz eklemini kontrol eden en önemli mekanizma olan kasların gücü ne kadar yüksek ise, o eklemdeki zorlanma da o kadar az oluyor. Dolayısıyla hastadan, ilk önce diz eklemini kontrol eden kaslarını kuvvetlendirmesini istiyoruz. Çoğu zaman, özellikle diz önündeki küçük kemiğin (patella) yerleşimi ile ilgili olan durumlarda şikayet ortadan kalkabiliyor. Yani kas ne kadar güçlü ise, kıkırdakta şikayet gelişmesi ya da mevcut şikayetlerin ilerlemesi o kadar yavaş oluyor."
SORUN İLERLEMİŞSE CERRAHİ MÜDAHALE GEREKİRDiz kıkırdağındaki bozukluk sadece kasın güçlenmesi ile tedavi edilemeyecek duruma geldiğinde cerrahi müdahaleye başvurulduğunu belirten Prof. Türkmen, bu yöntemler hakkında bilgi verdi. Küçük hasarlı bölgeler için taklit doku: Dizdeki hasarlı bölgeye bir takım işlemler yapılır. Orijinal kıkırdak dokusu kendini yenileyemediği için, burada hedef, o dokuya benzer, onu taklit eden yeni bir kıkırdak dokusu oluşmasını sağlamak oluyor. Bunun için mevcut hasarlı doku kazınarak temizleniyor ve onun altında ortaya çıkan kemik dokusu delinerek veya kırılarak kanatılıyor. Bu yöntem, küçük hasar bölgelerinde tercih ediliyor.
Mozaik Plastiği (Hastanın kendi dokusundan nakil): Hastanın ekleminin nispeten daha az kullanılan bir bölgesinden, altındaki kemik dokusu ile birlikte alınan sağlam kıkırdaklar, hasarlı olan bölgeye naklediliyor.
Dizleriniz rahat vermiyor mu?

Tuesday, December 8, 2009

Şirketlerin domuz gribi önlemleri


Dünya Sağlık Örgütü, 74 ülkeye yayılan ve Türkiye'de 115 kişinin ölümüne neden olan Domuz Gribi için alarm seviyesini altıya çıkarırken Türkiye'de de salgın tehlikesine karşı önlemler artırıldı. H1N1 virüsünün mutasyona uğraması korkusu ve Kurban Bayramı'yla birlikte salgın riskinin artacağı uyarıları, Sağlık Bakanlığı'nın yurt çapında aldığı önlemleri artırırken firmaları da kırmızı alarma geçirdi. Başta bankalar ve okullar olmak üzere pek çok kurum, olası bir grip salgını için termal kamera almaya başladı. Kurban Bayramı'nda yüzde 100 dolulukla çalışacak olan şehirlerarası otobüs firmaları, tam güvenli çalışma için otogarlara Mobil termal kamera talebinde bulunurken özel hastaneler de olası bir salgın riskine karşı Sağlık Bakanlığı'ndan tam yetki istedi. Domuz gribi korkusu, İstanbul'un Eğlence mekânlarına da sindi.

Bankalar termal kamera almaya başladı
Sağlık Bakanlığı'nın havalimanlarına önlem amaçlı koydurduğu termal kameralara son zamanlarda talep arttı. Aralarında banka, okul ve alışveriş merkezlerinin de yer aldığı pek çok şirket, fiyatı 15 bin ile 60 bin TL arasında değişen termal kameralardan edinmek için termal kamera satan şirketlere başvurdu. Domuz gribi salgınının kamu yetkililerinin ardından şirketleri de harekete geçirdiğini söyleyen Sentez Termal Kamera Görüntüleme ve Ölçüm Sistemleri'nin Satış Sorumlusu Hasan Tahsin Yazıcı şunları söyledi: "Bizden kamera talebinde bulunan firma sayısı her geçen gün artıyor. Okullar, bankalar, Sinema işletmecileri, alışveriş merkezleri, telekomünikasyon kurumları ve fabrikalar dahil pek çok şirket yetkilisi, bizi arayıp kamera talebinde bulundu. Domuz gribini tespit eden termal kameralardan bugüne kadar 40 tane sattık." Sağlık Bakanlığı'nın havaalanlarında uyguladığı yüksek Güvenlik uygulamalarının otogarlarda uygulanması için harekete geçen Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED), Sağlık Bakanlığı'ndan Esenler Otogarı girişine termal kamera koyulması için talepte bulundu. Kurban Bayramı'yla birlikte taşınacak yolcu sayısında ciddi artış olacağını ve burada yolcuların güvenliği için termal kameraların gerekli olduğunu ifade eden TOFED Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Terzi, "Bayram öncesinde şehirlerarası otobüs işletmelerinin doluluk oranları yüzde 95-100 seviyesine çıkıyor. Bu nedenle Ulaştırma Bakanlığı'na ek sefer için talepte bulunduk. Sektörümüz domuz gribi salgını için önlemlerini aldı. Sağlık Bakanlığı, otogarı ilaçladı. Kurumsal firmalar otobüslerini domuz gribine karşı dezenfekte etti. Bazı firmalarımız maske bile dağıttı. Son olarak federasyon olarak Sağlık Bakanlığı'ndan otogar girişlerine termal kameralar yerleştirilmesi için talepte bulunduk. Yolculuğa çıkacak her yolcunun mobil termal kameralarla kontrolden geçirilmesi, salgına karşı alınacak önlemleri artıracaktır" diye konuştu.

Eğlence mekânlarında öpüşen yok
Sigara yasağından sonra büyük Darbe yiyen eğlence mekânlarının tadı, domuz gribiyle iyice kaçtı. Gece hayatının kalbinin attığı İstanbul'un lüks eğlence mekânlarında şu sıralar el ele tutuşup öpüşen yok. Eğlence mekânlarının henüz Sigara yasağına bile alışamadığını belirten ünlü işletmeci Celal Çapa, "Türk insanı henüz sigarasızlığa bile alışamamışken şimdi bir de domuz gribi çıktı. Gribin doğrudan mekânlara etkisi olmasa da grip olanlar gelemediği için bir düşüş söz konusu. Ancak biz asıl düşüşü kriz nedeniyle yaşadık" dedi. Domuz gribi salgınına karşı dünyada alınan önlemlerin arttığına dikkat çeken Pürel'in üreticisi Çarmıklı Grubu İcra Kurulu Başkanı Osman Çarmıklı, Türkiye'de de hijyen konusunun ciddi şekilde uygulandığını söyledi. Son zamanlarda eğlence mekânları da dahil birçok işletmenin dezenfektan cihazları satın aldığına işaret eden Çarmıklı, buna bağlı olarak dezenfektan satışlarının maksimum düzeye çıktığını kaydetti.

Home ofis çalışma revaçta
Çalışanlarını domuz gribinden korumak isteyen kurumsal firmaların bu dönemdeki bir diğer tercihi ise evden çalışma sistemi. Gribe yakalanan çalışanlarına uzun süreli izin verip evden çalışma olanağı sağlayan Şirketler, bu dönemde izin politikalarında yumuşamaya gitti. "Domuz gribi nedeniyle home ofis çalışma sistemi bu dönemde hiç olmadığı kadar revaçta" diyen Human Resources Management Kurucu Ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka şunları kaydetti: "Daha öncesinde devamsızlıkla ilgili çok hassas yaklaşan firmalar, domuz gribi döneminde kişilerin işe gelmemesini, evden çalışarak işe devam etmesini ister hale geldi. Ayrıca başta yabancı firmalar olmak üzere gribe karşı korunma yöntemleri Eğitim çalışmalarıyla anlatılıyor, afişler asılıyor. İşletmelere dezenfektanlar yerleştiriliyor." Özel sağlık kuruluşları yetki bekliyor Domuz gribine karşı devletin yetki verdiği 3 hastanenin artan hasta sayısıyla birlikte yetersiz kalacağına dikkat çeken Özel Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşat Bahat, "Domuz gribi salgınında asıl tehlike, bayramdan sonra ortaya çıkacak. Çünkü herkes öpüşüyor. Hasta olan bir kişi, 20 kişiye bulaştıracak. Artık özel hastaneler de domuz gribi vakalarıyla ilgilenmeli" dedi. Özel sağlık kuruluşlarının 200 bine yakın çalışanı, 21 bin doktoru, 450 hastanesi ve 1860 özel sağlık ünitesiyle domuz gribi salgınıyla mücadeleye hazır olduğunu dile getiren Bahat, Sağlık Bakanımızla 1 ay önce yaptığım görüşmede, kendilerinin emrinde olduğumuzu ifade etmiştim. O dönem salgının ilerlemesi halinde bize başvuracaklarını belirtmişti. Bayramdan sonra artacak hasta sayısıyla birlikte bu yetkinin geleceğini düşünüyoruz " dedi.

HANGİ FİRMA, NE ÖNLEM ALDI ?
Seyidoğlu:
Domuz gribine karşı üretim tesisinde kırmızı alarm durumuna geçen Seyidoğlu firması, çalışanlarını en üst seviyede korumaya aldı. Gıda sektöründe hijyen ve sağlık kavramının önemine dikkat çeken Seyidoğlu Genel Müdürü Mehmet Göksu, "Çalışanımızın sağlığı, ürünlerimiz ve bizim de sağlığımız demektir. Domuz gribine karşı Hadımköy'deki fabrikamızda çalışan 400 personelimizi Sağlık Bakanlığı'ndan gelen uzman bir kadro tarafından 1 haftalık zorunlu eğitime tabi tuttuk. Fabrikanın girişine steril koruyucu jeller ve dezenfektanlar yerleştirdik. Fabrikaya girişte koruma maskesi ve üniforma giyme zorunluluğu getirdik. Daha önce de yapıyorduk ama şimdi kırmızı alarm seviyesine geçtik" dedi.

Yıldız Holding:
Holdingdeki tüm iletişim panolarına griple ilgili afişler asan Yıldız Holding, işyeri doktoru tarafından da bilgilendirici paneller düzenliyor. Şirket binaları steril maddelerle sık sık dezenfekte ettirilirken, ortak kullanım alanları da steril maddeyle her gün dezenfekte ediliyor. Gerekli ilaç ve maske stoku yapan ve isteyen çalışanlarına dağıtan holding, ayrıca şirketteki tüm lavabolara steril cihazlar taktırdı. Holding ayrıca aylık yemek mönüsünü vitamin yönünden daha zengin yemeklerden oluşturmaya başladı.

İstanbul İhracatçılar Birliği:
Domuz gribi salgınına karşı önlem alan bir diğer kuruluş ise İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB). Salgına karşı merkezin ilaçlandığını ifade eden İİB Başkanı Zekeriya Mete, ayrıca birlik binasındaki çalışanlara tıbbi maske dağıttıklarını söyledi. Merkezin lavabolarına dezenfekte özelliği taşıyan sıvı sabun koyduklarını belirten Mete, binanın en çok kullanılan alanlarına ise el temizleme jelleri koydurduklarını söyledi.

Akmerkez:
Her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Akmerkez de çalışanlarını ve misafirlerini hastalıktan korumak için hijyen uygulamalarını artırdı.Yeme-içme katında masa dezenfeksiyonu için görevlilere püskürtmeli dezenfektanlar dağıtılırken, ofis masaları, asansör düğmeleri ve yürüyen merdiven el tutamakları gibi diğer el teması olan genel alan temizliklerinde dezenfektanlı ürünler kullanılmaya başlandı. Tuvaletlerde ise dezenfektan içerikli sıvı el sabunları, ziyaretçilerin kullanımına sunuldu.

Denizbank:
Domuz gribiyle ilgili gelişmeleri işyeri hekimleri aracılığıyla takip eden Denizbank, tüm çalışanlarını iç duyurularla düzenli olarak bilgilendiriyor. Mevsimsel grip aşısının olunması yönünde çalışanlarını bilgilendiren firma, ayrıca tüm çalışanlarını özel sağlık sigortası kapsamına aldı. Denizbank, bankaya ait tüm binaları ilaçlayarak dezenfekte de ediyor.

Kocaeli Çiftliği:
Kocaeli'ndeki 6 bin metrekarelik üretim tesisinde "Oyalı" ve "Karlı" markalarıyla yöresel peynir ve kaşar üretimi yapan Kocaeli Çiftliği de domuz gribine karşı üst düzey alarmda. Salgın riskine karşı sağım ve üretim alanlarında üst düzey koruma önlemleri aldıklarına dikkat çeken firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Gör, "Bütün toplumun sağlığını etkileyen domuz gribe karşı özellikle gıda firmalarının tedbir alması şart. Biz Kocaeli Çiftliği olarak gıda ve Beslenme uzmanlarına danışarak özel önlemler aldık. Çiftliğimizin girişine yurtdışından getirttiğimiz özel dezenfektanlar koyduk. Personelimizden herhangi biri grip bile olsa özel Doktor tahsis ettik. En ufak bir rahatsızlıkta 3 gün izin veriyoruz" diye konuştu.

Ata Mobilya:
Ankara merkezli mobilya üreticisi Ata Mobilya ise domuz gribine karşı ilginç bir uygulamaya gitti. Firmalarına ait mağazalarda sergilenen mobilyaları özel dezenfektan ilaçlarıyla steril hale getiren firma yetkilileri, böylece müşterilere grip bulaşma ihtimalini asgari düzeye indirmiş oldu. Mobilya mağazalarında sergilenen ürünlere müşteriler dokunduğu için özel spreylerle dezenfekte ettiklerini dile getiren Ata Mobilya Genel Müdürü Erdal Atalay, ayrıca şirket personeline grip konusunda eğitim verdiklerini söyledi.

Temesist Raf Sistemleri:
Depo ve raf sistemleri üreticisi Temesist şirketinde, domuz gribine karşı tokalaşma ve öpüşme yasağı getirildi. Temesist binasına dezenfektanlar yerleştirildiğini kaydeden firmanın Genel Müdürü Halil İbrahim Gür, bina çalışanlarının ayrıca tıbbi eldiven ve maskelerle korunduğuna dikkat çekti.
Şirketlerin domuz gribi önlemleri