Showing posts with label Almanya. Show all posts
Showing posts with label Almanya. Show all posts

Wednesday, December 16, 2009

Sabah anjiyo olan öğlen işe gidiyor


Bu yöntemle Anjiyo operasyonu giderek kolaylaşırken, hastaların hastaneye yatmasına gerek kalmıyor. Sadece 5-10 dakika süren bu işlem sonrasında anjiyo olan hastalar işlerine bile dönebiliyor. Kalple ilgili sorunların tedavisinde el bileği damarının kullanılmasının, işlem sonrasında istenmeyen komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eractan Ökmen 15 soruda el bileğinden anjiyo yöntemini anlattı.
Anjiyo kararı nasıl alınıyor?
Herkese anjiyo yapılması gerekmiyor. Bunun belli kriterler var. Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalarda tüm bilgileri toplayıp anjiyo yapıp yapmayacağımıza karar veriyoruz. Daha sonra, yöntemler konusunda hastaya bilgi veriyoruz.

Hastalar anjiyo yöntemini belirlerken tereddüt yaşıyor mu?
Aslında hasta yöntemi belirleme konusunda değil, anjiyo yapılması ya da yapılmaması konusunda tereddüt yaşıyor. Anjiyo binde 1’in altında hayati riski olan bir yöntemdir. Ortaya çıkabilecek riskler de genellikle anjiyoda giriş yeriyle ilgili oluyor.
Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?
Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Hasta isterse aynı gün işine dönebiliyor. Ancak bu anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor.

İşlem nasıl yapılıyor?
Anjiyo yapılacak kişinin cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor.
İşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?
El bileğinden anjiyo, üç mm'lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte bir iz oluyor.

Komplikasyon olabiliyor mu?
Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok! Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan üç mm'lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar, bu deliğin iyi kapanamamasından oluşur. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar, büyük bir damardır. Arkasında kemik dokular ve geride, kas ve yağ dokuları vardır. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi bir sıkışma sağlanır. El bileğinden yapılan anjiyoda, damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde, kanama durdurulur ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanır.
Başarı oranı nedir?
2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5 bin civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor.
Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?
Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu hemen görüyoruz ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz.
Anjiyo yapılırken damar tıkanıklığı tespit edilirse ve stent takılması gerekiyorsa uygulama hemen mi yapılıyor?
Genellikle şöyle bir yol izliyoruz: Eğer bırakılamayacak kadar çok kritik bir darlık varsa, balon ve stentle açılmaya uygunsa; o zaman stentle açıp, tedavi ediyoruz. Örneğin; kalp krizi geçiren hastalara veya hiçbir şey olmamasına rağmen anjiyoda çok kritik olduğu görülen vakalara aynı anda stent takılabiliyor. Anjiyo yapar gibi aynı yöntemle, aynı yoldan, aynı gün ve aynı seansta yapılabiliyor. Eğer o kritik darlık kolayca açılmıyorsa öncesinde hazırlık yaparak, stent takmayı tercih ediyoruz. Aynı zamanda hastayla tedavi alternatiflerini de tartışabilecek zamanı buluyoruz.
Bu yöntemin uygulanamayacağı kişiler var mı?
Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi; diyalize giren hastalar... Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında, kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor.
Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?
Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriyoruz. Ancak kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde 1’dir.
Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?
Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince. Ama bu farklılık da bize, zorluk sağlamıyor.
Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?
Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin, yarım santim üstünden girip, anjiyoyu oradan yapabiliyoruz. Böylelikle işlem hem biz, hem de hasta için daha da kolaylaşıyor. Bir diğer yöntem olarak, işlemi karşı taraftaki bileğe uygulayabiliyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız birçok hastamız var.
Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?
Bu yöntemle hasta yürüyerek evine gidebiliyor. Hatta gündelik yaşamında kolunu zorlamadan istediği her şeyi yapabilir. Zorunlu olmadıkça banyo yapılmasını önermiyoruz. İşlem sonrasında özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok.

Sabah anjiyo olan öğlen işe gidiyor

Monday, December 14, 2009

El bileğinden kolay anjiyo


nyildiz@hurriyet.com.tr
Bu sayede sabah Anjiyo olup, öğleden sonra işinize ya da evinize dönebiliyorsunuz. Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.Koroner girişimlerde el bileği damarının kullanılmasının işlem sonrasında istenmeyen, can sıkıcı komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen sorularımızı yanıtladı. Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.Sabah anjiyoya girip, öğlen işe gidiyorlar
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan ÖkmenEvet, eğer hasta isterse aynı gün içinde işine dönebilir. Elbette bunlar anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor. Gerekiyorsa hastaneye yatırılıyor. İşlem nasıl yapılıyor?Anjiyo yapılacak cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor. Sonrasında da bir sıkıntı yaşanmıyor. Komplikasyon olabiliyor mu?Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok. Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 3 mm’lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamayabiliyor. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede duruyor ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanıyor. Anjiyonun riskleri ondan alınacak bilgilerin sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde çok önemsiz kalıyor. Başarı oranı nedir?2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5000 civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor. Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu anında görüyoruz. Darlıklar Bilgisayar ekranında daha çekerken görülüyor. Ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz. Böbrek yetmezliği olanlar için riskliEl bileğinden anjiyonun uygulanamayacağı hasta grupları var mı?Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi diyalize giren hastalar. Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor. Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriliyor. Kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde birdir. Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince olması. Ama bu farklılık da uygulamada zorluk getirmiyor. Kadınlar mahremiyet düşüncesinden dolayı el bileğinden anjiyoyu tercih edebiliyorİşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?El bileğinden anjiyo 3-4 mm’lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte belli belirsiz bir iz oluyor. Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin yarım santim üstünden yapabiliyoruz. Ya da karşı taraftaki bilekten yapıyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız hastalar var. Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?Anjiyolu el bileğinden yaptıktan sonra hasta yürüyerek evine gönderiliyor. Gündelik yaşamında kolunu zorlamayacak her şey yapabilir. Zorunlu olmadığı sürece bandaj çıkarılmadan banyo yapılmasını önermiyoruz. Anjiyo ile ilgili olarak özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok. Ancak anjiyonun sonucuyla ilgili yapılması gerekenler var. Eğer damarlarda tıkanıklık söz konusu ise kalp koruma diyeti dediğimiz kolesterolü düşük, az tuzlu, katı yağdan uzak, sebze meyve ağırlıklı bir beslenme rejimi uygulaması gerekiyor. Ama sonuçlar normalse ve kolesterol de yüksek değilse özel bir Diyet önermiyoruz. Ancak tüm anjiyolar için işlemden sonra kişilerin bol su içmeleri gerekiyor. Bu sayede işlem sırasında hastaya verilen boyanın vücuttan rahat atılması sağlanıyor. Hastaneden çıkıncaya kadar yaklaşık 2 litresini içmesini sağlamaya çalışıyoruz. Eve gittiklerinde de bol su içmelerini istiyoruz.
El bileğinden kolay anjiyo

Thursday, December 10, 2009

Çok düşük kolesterol de kanser ve Alzheimer nedeni

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Kalp Sağlığı konusunda en önemli göstergelerden biri olan kolesterolle ilgili sorularımızı yanıtladı:



Kolesterolü mümkün olduğu kadar düşürmek mi gerekir?

Kalp ve damar sağlığını korumak için kolesterolü aşırı oranda düşürmek, vücudun çok önemli bir yapı taşını, bir yapı elemanını kaybetmek anlamına gelir, ki bu kesinlikle doğru değil. Çünkü vücuttaki bu çok önemli yapı taşının aşırı miktarda azalması, yalnızca kanser değil; erken Alzheimer, erken görme bozuklukları, erken cinsel bozukluklar, üreme bozuklukları gibi hastalıklara da davetiye çıkarır. İnsanlara kolesterolün Kalp Hastalıkları üzerindeki olumsuz etkisi anlatılırken, bir 'kolesterolfobi' yaratılmasından yana değiliz. Kolesterolfobiye karşıyız ama kolesterol seviyelerimizi de ideal ölçülerde tutmak zorundayız. Bu dengeyi iyi ayarlamak gerekiyor.



Kolesterol ilaçları seks hayatını kötü etkiler mi?

Kolesterol metabolizması bozuk olan erkek hastalar, kolesterol düşürücü ilaç kullanıyorlarsa; mutlaka kolesterol ile birlikte testosteron oranlarına da baktırmalıdırlar. Kolesterol metabolizması bozuk olan hastalarda çoğunlukla testosteron düşüklüğü mevcuttur ve beraberinde libido düşüklüğü, cinsel fonksiyonlarda azalma da görülür. Bu ilaçların testosteronu ve östrojeni düşürdüğü kesinlik kazanmamıştır ama erkek hastalara testosteron verildiği zaman; karın tipi yağlanmanın azaldığı, insülin direncinin azalarak metabolik sendromu azalttığı, kan yağlarının daha kolay düzenlenebildiği saptanmıştır. Bir anlamda bu hastalara verilen testosteron, hem onların kalp sağlıklarını hem de mutluluklarını etkileyebilir. Bu hastalarımızın bir ürologu ziyaret etmelerinde her zaman yarar var.



İYİSİ DE VAR KÖTÜSÜ DE

LDL-Kötü kolesterol (Lanetli kolesterol):

Damar sertliğini hazırlar. LDL değerlerinin 100'ün üzerine çıkmaması gerekir.



HDL: İyi kolesterol (Hayırlı kolesterol):

Vücutta bulunan kötü kolesterolü karaciğere taşıyıp safra olarak atılmasını sağlar. Bu kolesterole ihtiyacımız vardır. Damar sertliğine karşı vücudu korur. Eğer yeterli olmazsa damarlarda tahribat yapar. Spor ve yürüyüşle yükseltilir. HDL ne kadar yüksek olursa, o kadar iyidir. Yükseltmek için B vitamini önerilir.



Total kolesterol:

Toplam kolesterolü ifade eder. Toplam kolesterol değerlerinin 200'ün üzerine çıkmaması önerilir.



TÜRKLER HDL ŞANSSIZI

Türkler olarak iyi huylu kolesterolden yana şanssız bir topluluğuz. Çünkü Genetik olarak iyi huylu kolesterolümüz düşük. Almanya'da yaşayan ikinciüçüncü kuşak Türk çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada; bu çocukların Almanya'da doğup, Alman gibi yaşayıp, Alman gibi beslenmelerine rağmen HDL'lerinin düşük olduğu saptanmış. Bu da gösteriyor ki; biz, iyi huylu kolesterolü düşük ve damar sertliğine yatkın bir topluluğuz. Bunun için Beslenme ve Yaşam şeklimize bir Avrupalı'dan daha çok dikkat etmeliyiz.



İLAÇSIZ tedavi MÜMKÜN MÜ?

Kolesterol ilaçlarında hekimler olarak gördüğümüz en önemli yan etki, kötü huylu kolesterol olan LDL ile birlikte hayırlı kolesterol HDL'nin de düşmesi. Bu kesinlikle arzu etmediğimiz ve hasta yönünden istemediğimiz bir sonuç. Burada hastaya ilaç kullanması önerilirken, bir oranlama yapmak lazım.



DOKTOR TAKİBİ YETERLİ

Eğer hastanın iyi huylu kolesterolü çok yüksekse ve kötü huylu kolesterolü tolere edilebilecek düzeydeyse, hastaya ilaç vermemeyi tercih etmek daha akıllıca bir yol olacaktır. Örnek verecek olursak; iyi huylu kolesterol 65, kötü huylu kolesterol 110- 120 ise burada Macera arayıp, kötü huylu kolesterolü 100'e düşürürken diğerini de 40'a düşürmenin bir anlamı yoktur. Doktor orada inisiyatif kullanarak ilaçsız olarak hastayı takip edebilir



İLAÇLARIN SİROZ YAPTIĞI ASLINDA BİR ŞEHİR EFSANESİ

Kolesterol ilaçları karaciğeri yorup siroza yol açar mı?

Kolesterol ilaçlarının yan etkileri ile ilgili çok ciddi spekülasyonlar var. En bilineni ise karaciğere zarar verdiği. Prospektüslerinde, ilaçların yan etkileri olduğuna dair bilgilere rastlamak mümkün. Ancak hastalarımızın kolesterollerini takip ederken, karaciğer fonksiyon testlerini de düzenli olarak yaptırıyoruz. en küçük bir enzim yüksekliğinde de; ilacı bıraktığınız anda üç ayda enzimler eski haline dönüyor. İlaçların karaciğerde ağır tahriplere neden olduğunu söylemek mümkün değil. Yani kolesterol ilacı kullanıp da siroz olan hastaya rastlamadık. Hastaları, kolesterol ilaçları ile ilgili şehir efsanelerini ciddiye almamaları konusunda uyarıyoruz. Bunun için kolesterol ilaçları ile ilgili yaratılan bu suni korkulardan bir an önce kurtulmak gerekiyor. Bilinen en can sıkıcı yan etki, hastalarda meydana gelen adale ağrılarıdır ve çoğunlukla ilacın değiştirilmesi ile geçer.



YUMURTA AKLANDI

Kolesterol denince mutlaka yumurta gündeme geliyor. Bir yumurta içinde 200-210 mg kolesterol var. Yumurta kolesterol yükselttiği için sınırlanmıştı, ancak 1990'lı yıllardan sonra yumurta ile ilgili çok ciddi araştırmalar yapıldı. Bir yumurta yemenin kan kolesterol seviyesini çok yükseltmediği ortaya çıktı.

Ayrıca karaciğerin, yumurta yenildiği zaman alınan 200-210 gram kolesterolü, kendi yapacağı bir gramdan düştüğü biliniyor. Dolayısıyla net şekilde söyleyebilirim ki; gün aşırı bir yumurta yemek kan kolesterol seviyesini yükseltmiyor.



VÜCUT İÇİN ÇOK YARARLI

Diyetisyenler, artık hastalarına yazdıkları Diyet mönülerine yumurtayı rahatlıkla ekleyebiliyor.

Çünkü geçmişte, kolesterolü yükseltir korkusu ile, insanların proteinlerini kısıtlamak pahasına yumurta öneremiyorlardı. Önerseler de hastalar yemiyorlardı. Artık diyetisyenler yumurta ile ilgili yapılan son araştırmalar ve basında çıkan olumlu haberlerin etkisi ile hastalarına rahatlıkla yumurta yemelerini öneriyorlar. Yumurta vücutta, proteini yüzde 95 oranında emilen tek gıdadır. Ayrıca tok tutucu özelliği var. Ama bir yumurtanın, iki dilim ekmek kadar kalori verdiği unutulmamalı.



İLAÇ GİBİ ÖNERİYORUM

Tabiatta, özel ambalaj içinde gelen tek besin yumurta. İçine hiçbir katkı maddesi konulamıyor ve ağır metal zehirlenmesi yok. Omega 3'ü artırılmış yumurta üretimi ile ilgili çalışmalar var. Belki ileride ilaç niyetine bile önerilecektir.

Büyüme çağında olan çocukların ve ileri yaşta olan insanların, kesinlikle günde bir tane yumurta yemesini öneriyoruz. Büyüme ve gelişme için çok gerekli olan bu besin, ileri yaşta olanlar için de Alzheimer'i önleyici olması yönünden çok etkili. Haşlama tüketilirse 'kayısı kıvamında'; yağda yapılırsa da, teflon tavada ve çok az zeytinyağı ile yenmelidir.
Çok düşük kolesterol de kanser ve Alzheimer nedeni

Wednesday, December 9, 2009

El bileğinden anjiyo


nyildiz@hurriyet.com.tr
Bu sayede sabah Anjiyo olup, öğleden sonra işinize ya da evinize dönebiliyorsunuz. Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.Koroner girişimlerde el bileği damarının kullanılmasının işlem sonrasında istenmeyen, can sıkıcı komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen sorularımızı yanıtladı. Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.Sabah anjiyoya girip, öğlen işe gidiyorlar
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan ÖkmenEvet, eğer hasta isterse aynı gün içinde işine dönebilir. Elbette bunlar anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor. Gerekiyorsa hastaneye yatırılıyor. İşlem nasıl yapılıyor?Anjiyo yapılacak cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor. Sonrasında da bir sıkıntı yaşanmıyor. Komplikasyon olabiliyor mu?Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok. Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 3 mm’lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamayabiliyor. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede duruyor ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanıyor. Anjiyonun riskleri ondan alınacak bilgilerin sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde çok önemsiz kalıyor. Başarı oranı nedir?2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5000 civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor. Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu anında görüyoruz. Darlıklar Bilgisayar ekranında daha çekerken görülüyor. Ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz. Böbrek yetmezliği olanlar için riskliEl bileğinden anjiyonun uygulanamayacağı hasta grupları var mı?Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi diyalize giren hastalar. Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor. Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriliyor. Kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde birdir. Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince olması. Ama bu farklılık da uygulamada zorluk getirmiyor. Kadınlar mahremiyet düşüncesinden dolayı el bileğinden anjiyoyu tercih edebiliyorİşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?El bileğinden anjiyo 3-4 mm’lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte belli belirsiz bir iz oluyor. Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin yarım santim üstünden yapabiliyoruz. Ya da karşı taraftaki bilekten yapıyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız hastalar var. Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?Anjiyolu el bileğinden yaptıktan sonra hasta yürüyerek evine gönderiliyor. Gündelik yaşamında kolunu zorlamayacak her şey yapabilir. Zorunlu olmadığı sürece bandaj çıkarılmadan banyo yapılmasını önermiyoruz. Anjiyo ile ilgili olarak özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok. Ancak anjiyonun sonucuyla ilgili yapılması gerekenler var. Eğer damarlarda tıkanıklık söz konusu ise kalp koruma diyeti dediğimiz kolesterolü düşük, az tuzlu, katı yağdan uzak, sebze meyve ağırlıklı bir beslenme rejimi uygulaması gerekiyor. Ama sonuçlar normalse ve kolesterol de yüksek değilse özel bir Diyet önermiyoruz. Ancak tüm anjiyolar için işlemden sonra kişilerin bol su içmeleri gerekiyor. Bu sayede işlem sırasında hastaya verilen boyanın vücuttan rahat atılması sağlanıyor. Hastaneden çıkıncaya kadar yaklaşık 2 litresini içmesini sağlamaya çalışıyoruz. Eve gittiklerinde de bol su içmelerini istiyoruz.
El bileğinden anjiyo