Showing posts with label Japonya. Show all posts
Showing posts with label Japonya. Show all posts

Wednesday, December 16, 2009

Sabah anjiyo olan öğlen işe gidiyor


Bu yöntemle Anjiyo operasyonu giderek kolaylaşırken, hastaların hastaneye yatmasına gerek kalmıyor. Sadece 5-10 dakika süren bu işlem sonrasında anjiyo olan hastalar işlerine bile dönebiliyor. Kalple ilgili sorunların tedavisinde el bileği damarının kullanılmasının, işlem sonrasında istenmeyen komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Eractan Ökmen 15 soruda el bileğinden anjiyo yöntemini anlattı.
Anjiyo kararı nasıl alınıyor?
Herkese anjiyo yapılması gerekmiyor. Bunun belli kriterler var. Efor testi bozuk olan, ekokardiyografisinde sorun çıkan, göğüs ağrısı yaşayan hastalarda tüm bilgileri toplayıp anjiyo yapıp yapmayacağımıza karar veriyoruz. Daha sonra, yöntemler konusunda hastaya bilgi veriyoruz.

Hastalar anjiyo yöntemini belirlerken tereddüt yaşıyor mu?
Aslında hasta yöntemi belirleme konusunda değil, anjiyo yapılması ya da yapılmaması konusunda tereddüt yaşıyor. Anjiyo binde 1’in altında hayati riski olan bir yöntemdir. Ortaya çıkabilecek riskler de genellikle anjiyoda giriş yeriyle ilgili oluyor.
Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?
Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Hasta isterse aynı gün işine dönebiliyor. Ancak bu anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor.

İşlem nasıl yapılıyor?
Anjiyo yapılacak kişinin cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor.
İşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?
El bileğinden anjiyo, üç mm'lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte bir iz oluyor.

Komplikasyon olabiliyor mu?
Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok! Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan üç mm'lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar, bu deliğin iyi kapanamamasından oluşur. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar, büyük bir damardır. Arkasında kemik dokular ve geride, kas ve yağ dokuları vardır. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi bir sıkışma sağlanır. El bileğinden yapılan anjiyoda, damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde, kanama durdurulur ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanır.
Başarı oranı nedir?
2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5 bin civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor.
Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?
Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu hemen görüyoruz ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz.
Anjiyo yapılırken damar tıkanıklığı tespit edilirse ve stent takılması gerekiyorsa uygulama hemen mi yapılıyor?
Genellikle şöyle bir yol izliyoruz: Eğer bırakılamayacak kadar çok kritik bir darlık varsa, balon ve stentle açılmaya uygunsa; o zaman stentle açıp, tedavi ediyoruz. Örneğin; kalp krizi geçiren hastalara veya hiçbir şey olmamasına rağmen anjiyoda çok kritik olduğu görülen vakalara aynı anda stent takılabiliyor. Anjiyo yapar gibi aynı yöntemle, aynı yoldan, aynı gün ve aynı seansta yapılabiliyor. Eğer o kritik darlık kolayca açılmıyorsa öncesinde hazırlık yaparak, stent takmayı tercih ediyoruz. Aynı zamanda hastayla tedavi alternatiflerini de tartışabilecek zamanı buluyoruz.
Bu yöntemin uygulanamayacağı kişiler var mı?
Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi; diyalize giren hastalar... Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında, kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor.
Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?
Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriyoruz. Ancak kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde 1’dir.
Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?
Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince. Ama bu farklılık da bize, zorluk sağlamıyor.
Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?
Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin, yarım santim üstünden girip, anjiyoyu oradan yapabiliyoruz. Böylelikle işlem hem biz, hem de hasta için daha da kolaylaşıyor. Bir diğer yöntem olarak, işlemi karşı taraftaki bileğe uygulayabiliyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız birçok hastamız var.
Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?
Bu yöntemle hasta yürüyerek evine gidebiliyor. Hatta gündelik yaşamında kolunu zorlamadan istediği her şeyi yapabilir. Zorunlu olmadıkça banyo yapılmasını önermiyoruz. İşlem sonrasında özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok.

Sabah anjiyo olan öğlen işe gidiyor

Monday, December 14, 2009

El bileğinden kolay anjiyo


nyildiz@hurriyet.com.tr
Bu sayede sabah Anjiyo olup, öğleden sonra işinize ya da evinize dönebiliyorsunuz. Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.Koroner girişimlerde el bileği damarının kullanılmasının işlem sonrasında istenmeyen, can sıkıcı komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen sorularımızı yanıtladı. Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.Sabah anjiyoya girip, öğlen işe gidiyorlar
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan ÖkmenEvet, eğer hasta isterse aynı gün içinde işine dönebilir. Elbette bunlar anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor. Gerekiyorsa hastaneye yatırılıyor. İşlem nasıl yapılıyor?Anjiyo yapılacak cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor. Sonrasında da bir sıkıntı yaşanmıyor. Komplikasyon olabiliyor mu?Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok. Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 3 mm’lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamayabiliyor. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede duruyor ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanıyor. Anjiyonun riskleri ondan alınacak bilgilerin sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde çok önemsiz kalıyor. Başarı oranı nedir?2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5000 civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor. Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu anında görüyoruz. Darlıklar Bilgisayar ekranında daha çekerken görülüyor. Ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz. Böbrek yetmezliği olanlar için riskliEl bileğinden anjiyonun uygulanamayacağı hasta grupları var mı?Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi diyalize giren hastalar. Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor. Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriliyor. Kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde birdir. Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince olması. Ama bu farklılık da uygulamada zorluk getirmiyor. Kadınlar mahremiyet düşüncesinden dolayı el bileğinden anjiyoyu tercih edebiliyorİşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?El bileğinden anjiyo 3-4 mm’lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte belli belirsiz bir iz oluyor. Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin yarım santim üstünden yapabiliyoruz. Ya da karşı taraftaki bilekten yapıyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız hastalar var. Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?Anjiyolu el bileğinden yaptıktan sonra hasta yürüyerek evine gönderiliyor. Gündelik yaşamında kolunu zorlamayacak her şey yapabilir. Zorunlu olmadığı sürece bandaj çıkarılmadan banyo yapılmasını önermiyoruz. Anjiyo ile ilgili olarak özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok. Ancak anjiyonun sonucuyla ilgili yapılması gerekenler var. Eğer damarlarda tıkanıklık söz konusu ise kalp koruma diyeti dediğimiz kolesterolü düşük, az tuzlu, katı yağdan uzak, sebze meyve ağırlıklı bir beslenme rejimi uygulaması gerekiyor. Ama sonuçlar normalse ve kolesterol de yüksek değilse özel bir Diyet önermiyoruz. Ancak tüm anjiyolar için işlemden sonra kişilerin bol su içmeleri gerekiyor. Bu sayede işlem sırasında hastaya verilen boyanın vücuttan rahat atılması sağlanıyor. Hastaneden çıkıncaya kadar yaklaşık 2 litresini içmesini sağlamaya çalışıyoruz. Eve gittiklerinde de bol su içmelerini istiyoruz.
El bileğinden kolay anjiyo

Wednesday, December 9, 2009

El bileğinden anjiyo


nyildiz@hurriyet.com.tr
Bu sayede sabah Anjiyo olup, öğleden sonra işinize ya da evinize dönebiliyorsunuz. Anjiyonun el bileğinden yapılmasıyla gündelik yaşantıya dönmek de kolaylaşıyor.Koroner girişimlerde el bileği damarının kullanılmasının işlem sonrasında istenmeyen, can sıkıcı komplikasyonların azalmasını sağladığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen sorularımızı yanıtladı. Anjiyonun el bileğinden yapılmasının avantajları nelerdir?Bilek damarı kasık damarının aksine cilt yüzeyine çok yakındır ve şişman hastalarda bile kolaylıkla girilebilir. Cilde yakınlık ve arkasındaki kemik doku aynı zamanda işlem sonrasında giriş deliğinin kapanmasında kolaylıkla kompresyon uygulanabiliyor. Kanama çok kolay kontrol altına alınabiliyor. Kasık damarı yolu yapılan stent girişimlerinde işlem esnasında yüksek dozda kanı sulandırıcı ilaçlar uygulanması nedeni ile işlemden hemen sonra damara girişi sağlayan kılıf çekilemez. Kılıfın çekilebilmesi için 4-6 saat bu ilaçların etkisinin geçmesi beklenir bu zaman zarfında hasta yatağında bacağını hareket ettirmeden yatmak zorundadır. 4-6 saat sonra kılıf çekilerek elle 15-20 dakika kompresyon ve sonrasında yine 4-6 saat kum torbası ile ağırlık konularak kanamanın durdurulması sağlanmaya çalışılır. Bu nedenle kasık damarı yolu ile tanısal koroner anjiyografi yapılan hasta 6 saat, balon ya da stent gibi tedavi edici girişim yapılan hasta ise yaklaşık 12 saat yatağında işlem yapılan bacağını hareket ettirmeden düz yatmak zorundadır. Ayağa kalkamaz, tuvalete gidemez. Bilek damarı yolu ile yapılan girişimlerde ise işlem sonrasında kılıf yüksek doz kanı sulandırıcı ilaçlara rağmen hemen çekilir. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve bu bileklik iki saate yakın hastada takılı kalır, hastaneden çıkmadan önce de çıkarılarak bandaj yapılır. Hasta ertesi gün bandajını çıkarabiliyor. Tabii ki hasta işlemden hemen sora ayağa kalkabilir, oturabilir, tuvalete gidebilir, hatta işlem yapılan elini kullanabilir yemeğini kendi yiyebilir. Koroner tanısal işlemlerden sonra 6 saat hastanede yatmak yerine 2.5-3 saatte taburcu olabilir.Sabah anjiyoya girip, öğlen işe gidiyorlar
Anjiyosunu el bileğinden yaptıran kişiler işe ne kadar sürede geri dönebilir?
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan ÖkmenEvet, eğer hasta isterse aynı gün içinde işine dönebilir. Elbette bunlar anjiyo sonucuna göre belirleniyor. Eğer anjiyoda tedavi gerektirecek bir sonuç çıkarsa o zaman hastaya farklı davranılıyor. Gerekiyorsa hastaneye yatırılıyor. İşlem nasıl yapılıyor?Anjiyo yapılacak cilt altı uyuşturuluyor ve işlem lokal anestezi altında yapılıyor. Kesi çok küçük olduğu için hasta ağrı hissetmiyor. Sonrasında da bir sıkıntı yaşanmıyor. Komplikasyon olabiliyor mu?Bilekten yapılan anjiyoda giriş yeriyle ilgili komplikasyon riski yüzde birin altında görülüyor. Yani neredeyse hiç yok. Anjiyodan sonra önemli olan giriş yerinin sıkıştırılmasıdır. Asıl işlem kataterin damar içine girmesi için açılan 3 mm’lik deliğin kapanmasıdır. Giriş yerinden kaynaklanan sıkıntılar bu deliğin iyi kapanamamasından kaynaklanır. Kasıktan yapılan anjiyoda kullanılan damar büyük bir damardır. Arkasındaki kemik dokular oldukça geride, kas ve yağ var. Özellikle kilolu kadınlarda yağdan dolayı iyi sıkışma sağlanamayabiliyor. El bileğinden yapılan anjiyoda damarın altında kemik olduğu için anjiyo sonrasında kullanılan bileklik benzeri bir materyal sayesinde kanama kısa sürede duruyor ve deliğin kısa sürede kapanması sağlanıyor. Anjiyonun riskleri ondan alınacak bilgilerin sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde çok önemsiz kalıyor. Başarı oranı nedir?2007 yılından bu yana hem yurt dışından hem de yurt içinden bize başvuran yaklaşık 5000 civarında hastaya koroner anjiyografi ve stent girişimini bu yöntemle başarı ile uyguladık. Halen Fransa, Japonya, Çin, Belçika, Almanya, Hollanda gibi birçok ülkede standart olarak bu yöntem kullanılıyor. Anjiyonun sonuçları ne zaman ortaya çıkıyor?Sonuçlar anında ortaya çıkıyor. Çünkü işlem sırasında ne olduğunu anında görüyoruz. Darlıklar Bilgisayar ekranında daha çekerken görülüyor. Ve ne yapılması gerektiğine o anda karar veriyoruz. Böbrek yetmezliği olanlar için riskliEl bileğinden anjiyonun uygulanamayacağı hasta grupları var mı?Yapmayı istemediğimiz hasta grupları var. Bunlardan bir tanesi diyalize giren hastalar. Bu hastaların kol damarı üzerinde hareket etmek sıkıntılı olabiliyor. Kronik böbrek yetmezliği olan kişilerde de kol damarları önemli olduğundan uygulamamayı tercih ediyoruz. Ayrıca, herhangi bir kaza ya da yaralanma sonrasında kolunda travma oluşanlara da el bileğinden anjiyo yapılamıyor. Damar yapıları çok ince olan zayıf kişilere uygulama mümkün olabiliyor mu?Hayır, yapılamayacak gruplardan biri de çok zayıf olan kişiler. İri vücutlu kişilerin damarları zayıf olanlara nazaran daha geniş oluyor. Çok ince yapıdaki kişilerin damarlarını elimizle kontrol ediyoruz, gerekirse ultrasonla bakıyoruz ve damarların işlem için uygun çapta olup olmadığına karar veriliyor. Kullandığımız kataterler çok ince. Bu nedenle damar yapılarının inceliği nedeniyle işlemi yapamadığımız hasta oranı sadece yüzde birdir. Uygulamada ya da sonuçlarda kadın erkek arasında bir fark var mı?Her iki cins arasında uygulama açısından bir fark yok. Tek fark, kadınların damarları erkeklere oranla daha ince olması. Ama bu farklılık da uygulamada zorluk getirmiyor. Kadınlar mahremiyet düşüncesinden dolayı el bileğinden anjiyoyu tercih edebiliyorİşlem sonrasında bilekte herhangi bir iz kalıyor mu?El bileğinden anjiyo 3-4 mm’lik çok küçük bir kesiden yapılıyor. Yani üç veya dört toplu iğnenin başı kadar büyüklükte belli belirsiz bir iz oluyor. Bir kişiye birkaç defa el bileğinden anjiyo yapılabilir mi?Elbette mümkün. Böyle bir durumda, bir önceki işlemin gerçekleştirildiği yerin yarım santim üstünden yapabiliyoruz. Ya da karşı taraftaki bilekten yapıyoruz. Birkaç defa anjiyo yaptığımız ve daha sonra balon stent taktığımız hastalar var. Kişi anjiyo sonrasında gündelik yaşamına nasıl adapte olunuyor?Anjiyolu el bileğinden yaptıktan sonra hasta yürüyerek evine gönderiliyor. Gündelik yaşamında kolunu zorlamayacak her şey yapabilir. Zorunlu olmadığı sürece bandaj çıkarılmadan banyo yapılmasını önermiyoruz. Anjiyo ile ilgili olarak özel olarak uygulanması gereken bir Beslenme rejimi yok. Ancak anjiyonun sonucuyla ilgili yapılması gerekenler var. Eğer damarlarda tıkanıklık söz konusu ise kalp koruma diyeti dediğimiz kolesterolü düşük, az tuzlu, katı yağdan uzak, sebze meyve ağırlıklı bir beslenme rejimi uygulaması gerekiyor. Ama sonuçlar normalse ve kolesterol de yüksek değilse özel bir Diyet önermiyoruz. Ancak tüm anjiyolar için işlemden sonra kişilerin bol su içmeleri gerekiyor. Bu sayede işlem sırasında hastaya verilen boyanın vücuttan rahat atılması sağlanıyor. Hastaneden çıkıncaya kadar yaklaşık 2 litresini içmesini sağlamaya çalışıyoruz. Eve gittiklerinde de bol su içmelerini istiyoruz.
El bileğinden anjiyo

Tuesday, December 8, 2009

DÜNYANIN EN İYİ 10 RESTAURANTI

Bu restaurantlar; sunumları, servisleri, lezzetleri ile hayal gücünüzü zorluyor. İngiliz Restaurant adlı Dergisi'nin hazırladığı 2008 San Pellegrino Dünya Lokantaları Listesi bu sene de kıyasıya bir yarışa Sahne oldu.

Her yıl yüzbinlerce kişinin rezervasyon yaptırmak için iki ay sonrasına randevu aldığı restaurantlardan tutun deniz ürünlerini 'deniz sesi' efekti ile sunan ve fiyatları 300 doları bulan dünyanın en iyi restaurantlarını sizin için araştırdık.

En iyi restaurantlar listeye en fazla Restoran sokma konusunda, 8 yerle Fransa birinci olurken, ikinciliği 7 restoranla İspanyollar takip ediyor.

Kokusunu ve tadını önünüze getiremedik ama görmeye değer...

İşte ilk 10 restaurantın ayrıntıları...




1. El Bulli, İspanya

Farron Adria'nın işlettiği El Bulli Restoranı, 3. kez dünyanın en iyi restoranı seçildi. Dünyanın önde gelen 700 aşçı ve yemek uzmanı tarafından '50 en iyi restoran' listesinde bu yıl da İspanya'daki El Bulli restoranı birinciliği elden bırakmadı. Kendisi bölge malzemelerini Fransız tekniğiyle birleştirerek yerelliğe ve mevsimselliğe önem veren bir mutfak yaratmış ve "Yeni Katalan mutfağı"nın öncüsü olmuş.Kızartılmış Şanghay usulü tatlı çörek, Marakeş usulü yengeç, süt danası iliğiyle hazırlanmış pita, mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında

Nisan ayından Eylül ayına kadar hizmet veren ve öğlenleri servis yapmayan restoranda ortalama bir yemeğin fiyatı 300 dolar.

Adres: Cala Montjoi. Ap. 30 17480. Roses, Girona, İspanya. Tel (34) 972 150 457. www.elbulli.com



2. The Fat Duck, İngiltere

Son 3 yıldır El Bulli'yle kıyasıya rekabete giren 'Fat Duck'ın sahibi Heston Blumenthal, aynı zamanda Adria'nın da eski öğrencisi. Blumenthal yönetimindeki restaurantta 'Sound of Sea' (Denizin Sesi), isimli yemek masaya bir iPod ile servis ediliyor. Deniz ürünlerinden oluşan yemeğinizi yerken, kulağınıza iPod’unuzu takıp, denizin sesini dinleyebiliyorsunuz. Yumurta ve pastırmayla yapılan bir çeşit soğuk yemeği oldukça ünlü. Fiyatlar 80 sterlin’den başlıyor.

High Street, Bray, Berkshire, SL6 2AQ, İngiltere. (44) 1628 580 333. www.fatduck.co.uk



3. Pierre Gagnaire, Fransa

Paris’in en sıradışı ve belki de en pahalı restoranı. Fransız mutfağını yepyeni boyutlara taşıyan çok farklı bir yer. Pierre Gagnaire, Fransız mutfağının en önemli avangard temsilcisi. Moleküler gastronomi kavramının isim babası. Yediğiniz zaman tam olarak ne yediğinizi bir türlü anlamanız mümkün olmayan şaşırtıcı lezzet karışımları sunuluyor. Minnacık ama ağzınızda tam bir tat patlaması yaşatıyorlar. Zaten ’moleküler gastronomi’ denilen tarzın da nihai amacı bu sanırız. Sıcacık, çıtır çıtır porsiyon köy ekmekleri ve özellikle kestane unuyla yapılmış taze ekmekleri çok beğeniliyor. Enginar ve mantar salatası, ciğer ezmesi ile doldurulmuş dana rulo, çıtır fasulye tohumları ile servis edilen midyeli kaz ciğeri ezmesi Pierre Gagnaire’in spesiyaliteleri arasında Fiyatlar 95 Euro’dan başlıyor.

6 Rue Balzac, 75008 Paris, Fransa. (33) 158 361 250. www.pierre-gagnaire.com

4. Mugaritz, İspanya

İspanya, San Sebastian yakınlarında yer alan restoran, lüks ile doğallığı birleştiriyor. Bahçe içinde yer alan ve ahşap ağırlıklı döşenmiş mekanda, kaz ciğeri "foie gras" denemesi tavsiye ediliyor. Bask Bölgesi’ne özgü taze ve yöresel malzemeleri ve teknikleri temel alıp, bunların üzerinde çok yaratıcı, yepyeni bir mutfak geliştirmiş

Fiyatlar 85 Euro’dan başlıyor.

Otzazulueta Baserria, Aldura Aldea 20, 20100 Errenteria Gipuzkoa, İspanya. (34) 943 522 455. www.mugaritz.com



5. The French Laundry, ABD

Kaliforniya’daki The French Laundry (Fransız Çamaşırhanesi), isminin aksine Fransız değil, çağdaş Amerikan mutfağından lezzetler sunuyor. Taze bahçe otları ile dünyanın farklı yerlerinden gelen lüks ürünler ile birleştirmeyi seviyor. Çeşitli midye ve istiridye yemekleri, el yapımı gnocchi, golden chanterelle mantarı, ısırgan otu, hardal tohumu, tatlı şalgam ezmesi ve ilik püresi en çok tercih edilen lezzetler. Girişteki mavi kapısı ünlü.

Akşam yemeğinin ortalama fiyatı 240 Dolar. Şarap mönüsünde fiyatlar 35 ile 7900 Dolar arasında değişiyor. 6640 Washington Street, Yountville, CA 94599, ABD. (1) 707 944 2380. www.frenchlaundry.com



6. Per Se, ABD

Mönüsü her gün değişen restoranda, bir gün yediğiniz şeyi ertesi gün bulacağınızın garantisi yok.Amerikan mutfağından örnekler sunuluyor. Ancak şef Thomas Keller, klasik Fransız mutfağından etkilendiğini de belirtiyor. tavada kızartılmış süt danası eti ile yumurtadan oluşan "Schnitzel Holstein" Pan Roast "Ris de Veau"" mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında. Akşam yemeğinin ortalama fiyatı 250 Dolar. New York'a gidip de, Per Se'de yemek yemeyi düşünenler için belirtmekte fayda var; rezervasyonlar en az iki ay öncesinden alınıyor. 10 Columbus Circle, 4th floor, New York, NY 10019, ABD. (1) 212 823 9335. www.perseny.com



7. Bras, Fransa

Güney Fransa'nın bıçaklarıyla ünlü Laguiole kasabasında yer alıyor. Bras'ın en bilinen spesiyalitesi, Gargouillou de Jeunes Legumes. 30-40 çeşit sebzeden yapılan bu yemek, dünyanın en lezzetli sebze yemekleri arasında gösteriliyor. Yemeğin içine girecek her sebze, kendi aromasını muhafaza etmesi için ayrı ayrı baharatlanıyor ve pişiriliyor. Laguiole peynirleriyle hazırlanan patates püresi de popüler lezzetleri arasında yer alıyor.

Fiyatlar 100 Euro'dan başlıyor. Route de l'Aubrac, 12210 Laguiole, Fransa. (33) 0565 511 820. www.bras.fr



8. Arzak, İspanya

İspanya San Sebastian'da yer alan Arzak, Bask mutfağının geleneksel lezzetlerine farklı yorumlar getirmesiyle tanınıyor. Mutfakta annesinden öğrendiği tariflere Modern yorumlar kattığını belirten Arzak'ın karısı ve kızı da şef aşçı olarak mutfakta çalışıyorlar. Mönüdeki en ünlü yemek, kaz yağında trüf mantarı ve baharatlı İspanyol sosisi chorizo ile pişirilmiş yumurta. Ortalama bir akşam yemeği ise 130 Euro.

Avda. Alcade Jose, Elosegui, 273, Aldo de Miracruz 21, 20015 San Sebastian, İspanya. (34) 943 285 593. www.arzak.es



9. Tetsuya's, Avustralya

Tetsuya Wakuda, dünya gastronomisi üzerinde oldukça ciddi etkiler yapmış, Japonya doğumlu çok önemli bir şef. Buranın mutfak tarzı, yaratıcı (innovatif) Japon-Fransız sentezi. En ünlü yemekleri; rezene ve Japon baharatları ile marine edilmiş, Tazmanya’dan gelen okyanus alabalığı ve istiridye...

529 Kent Street, Sydney NSW 2000, Avustralya. (61) 292 67 2900. www.tetsuyas.com



10. Noma, Danimarka

Kaybolan İskandinavgeleneklerinin yeniden canlandırıyor. Zeytinyağı, doğal kurutulmuş domates ve zeytin yemeklerde sıkça kullanılıyor. Menüler, mevsime göre değişiyor. Tarihsel bir dokuyu barındıran, zarif, dostça ve sıcak bir karşılama ile ağırlanıyorsunuz.

Strandgade 93, 1401 Copenhagen K, Denmark

+45 3296 3297

www.noma.dk

11. L'Astrance, Fransa

12. Gambero Rosso, İtalya

13. Restaurant Gordon Ramsay, İngiltere

14. L'Atelier de Joël Robuchon, Fransa

15. Le Louis XV, Monaco

16. St John, İngiltere

17. Jean Georges, ABD

18. Alain Ducasse au Plaza Athénée, Fransa

19. Hakkasan, İngiltere

20. Le Bernardin, ABD

21. Alinea, ABD

22. Le Gavroche, İngiltere

23. Dal Pescatore, İtalya

24. Le Cinq, Fransa

25. Troisgros, Fransa

26. El Celler de Can Roca, İspanya

27. Restaurant de l'Hôtel de Ville, İsviçre

28. Hof Van Cleve, Belçika

29. Martín Berasategui, İspanya

30. Nobu London, İngiltere

31. Can Fabes, İspanya

32. Enoteca Pinchiorri, İtalya

33. Le Meurice, Fransa

34. Vendôme, Almanya

35. Die Schwarzwaldstube, Almanya

36. Le Calandre, İtalya

37. Chez Panisse, ABD

38. Charlie Trotter's, ABD

39. Chez Dominique, Finlandiya

40. DOM, Brezilya

41. Daniel, ABD

42. Oud Sluis, Hollanda

43. Cracco Peck, İtalya

44. Asador Etxebarri, İspanya

45. Les Ambassadeurs, Fransa

46. L'Arpège, Fransa

47. Tantris, Almanya

48. Oaxen Skärgärdskrog, İsveç

49. Rockpool (Fish), Avustralya

50. Le Quartier Français, Güney Afrika


DÜNYANIN EN İYİ 10 RESTAURANTI