Showing posts with label Bursa. Show all posts
Showing posts with label Bursa. Show all posts

Friday, December 25, 2009

Sütteki gizli tehlike

Türk Gastroenteroloji Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Faruk Memik, Sağlık için çok faydalı olan ve kanser önleyici etkisi olan inek sütünün yararlarının yüzyıllardır bilindiğini belirtti.Hayvansal protein yönünden et ve balık kadar zengin olan sütün, vücuda birçok faydası bulunduğunu ifade eden Memik, “Hayvansal yağların genellikle kanser oluşumunda kötü etkisi bulunur, fakat süt yağı (konjuge linoleic asit) koruyucu etki yapar. Vitamin D, kalsiyum, butirik asit ve probiotikleri içeren süt ve süt ürünlerinin kolon kanserine karşı koruyucu etkisi bilinmektedir. Günde içilen bir bardak sütün kolon kanseri riskini yüzde 15, 2 bardak sütün ise yüzde 30 koruyucu olduğu rapor edilmiştir” dedi.Prof. Dr. Memik, gelişen teknolojiyle artık ineklerin eskisi gibi otlaklarda beslenmediğini, ahırlarda tutularak değişik yemlerle beslendiklerine işaret ederek, şunları söyledi:“Asya ülkelerinde gebe ineklerin sağılmamasına karşın bilhassa Kuzey Avrupa ülkeleri ve İsviçre'de inekler yılda 300 gün kadar sağılmaktadır. Asya'da Meme Kanseri az görülmektedir. Hayvanların gebelik veya gebelik sonrası sütlerinde yüksek derecede östrojen hormonu bulunmakta ve bu sütlerin devamlı ve aşırı içilmesi ile 'hormona bağlı' denilen meme, yumurtalık, rahim, prostat, testis, kanserlerine yol açılabilmektedir. Bu, araştırmalarla da gösterilmiştir. Özellikle hayvanın gebeliğinin son aylarında sütünde östrojen (estron sulfat) yüzde 33 daha fazla bulunmaktadır. Ülkemizde ineklerin ne kadar süre sağıldığına ilişkin kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır.”Ayrıca, çok süt verimi elde etmek için ineklere “recombinant bovine growth hormone” adlı bir hormon verildiğine dikkati çeken Memik, şunları kaydetti:“Bu hormon sütte, meme ve prostat kanser riskini artıracak 'insulin like growth hormon (IGF-1)' miktarını önemli derecede yükseltmektedir. ABD ve Kanada'da kullanılmakta olan bu hormon 1999'dan beri Avrupa ve Türkiye'de yasaklanmıştır. ABD'de gittikçe artan meme ve prostat kanserinde herhalde bu tip sütlerin içilmesinin de katkısı vardır. İngiltere'de yapılan bir çalışma, 42 ülke arasında en çok Danimarka ve İsviçre gibi aşırı süt ürünleri (süt, tereyağı, peynir) tüketenlerde, 20-39 yaş grubunda testis kanserinin yüksek olduğunu göstermiştir. Az süt tüketen Cezayir gibi ülkelerde ise bu kanser çok düşüktür. Ülkemizde Türkiye Ulusal Beslenme Araştırması sonuçlarına göre, süt tüketiminin yeterli olmayıp son yıllarda daha da düştüğü rapor edilmektedir.”
Sütteki gizli tehlike

Gebe ineğin sütü neden tehlikeli?

BURSA - Sağlık için çok faydası bulunan ve kanser önleyici etkisi olan inek sütünün yararları yüzyıllardır biliniyor. Ancak gebe ineklerin sütündeki tehlike çok fazla dillendirilmiyor.
Hayvansal protein yönünden et ve balık kadar zengin olan sütün, vücuda birçok faydası olduğunu vurgulayan Türk Gastroenteroloji Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Faruk Memik, ''Hayvansal yağların genellikle kanser oluşumunda kötü etkisi bulunur, fakat süt yağı (konjuge linoleic asit) koruyucu etki yapar. Vitamin D, kalsiyum, butirik asit ve probiotikleri içeren süt ve süt ürünlerinin kolon kanserine karşı koruyucu etkisi bilinmektedir. Günde içilen bir bardak sütün kolon kanseri riskini yüzde 15, 2 bardak sütün ise yüzde 30 koruyucu olduğu rapor edilmiştir'' dedi.Prof. Dr. Memik, gelişen teknolojiyle artık ineklerin eskisi gibi otlaklarda değil, ahırlarda tutularak değişik yemlerle beslendiklerine işaret etti, gebe ineklerin sütündeki tehlikeyi şöyle anlattı:
Gebe ineğin sütü neden tehlikeli?

Saturday, December 12, 2009

40 günde 28 kilo verdi


Bursa’da, 178 kilogram ağırlığındaki bir gencin, mide küçültme ameliyatı sonucu 40 günde 28 kilo zayıfladığı bildirildi.

Acıbadem Bursa Hastanesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, fazla kilolarından kurtulmak için uzun yıllar yaptığı diyetlerin sonuç vermemesi ve kilolarından kaynaklanan şikayetlerin günlük yaşamını olumsuz etkilemeye başlaması nedeniyle Emrah Tepecik (23), hastaneye başvurdu.

178 kilogram ağırlığındaki Tepecik, hastanenin genel cerrahi ekibince yapılan mide küçültme ameliyatı sonrası 40 günde 28 kilo zayıflayarak, 150 kiloya indi.

Emrah Tepecik, fazla kiloları nedeniyle yürümekte ve uyumakta zorluk çektiğini, nefesinin çabuk kesildiğini belirterek, şunları kaydetti: "Ameliyatın ardından yürüme ve nefes problemim ortadan kalktı, uyku apnem azaldı. Açıkçası ameliyatın bu kadar kısa sürede sonuçlarını göreceğimi tahmin etmiyordum." Ameliyatı gerçekleştiren Acıbadem Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Abdullah Zorluoğlu, mide küçültme ameliyatından en geç bir yıl sonra hastaların, Beslenme programlarına uymak koşuluyla yüzde 60 oranında zayıflayabileceğini belirtti.

Hastaları Emrah’ın, bundan sonraki 5 aylık süre içinde 100 kilonun altına inmesini beklediklerini ifade eden Zorluoğlu, şu bilgileri verdi: "Açık ameliyatla gerçekleştirdiğimiz bu müdahaleyle midenin hacmini küçültüyor ve gıdaların emilimini azaltıyoruz. Ayrıca ince bağırsakların 1-1,5 metrelik bölümünü devre dışı bırakarak, yeni küçültülmüş mideye bağlıyoruz.

Böylelikle kişinin yemek yeme kapasitesi, kilolu veya obez olmayan bir kişinin yiyebileceği miktarlarla sınırlandırılırken, yediği besinlerin fazlasının da kilo yapmadan vücuttan atılması sağlanmış olunuyor." Açıklamada, araştırmalara göre, Diyet ve ilaç tedavisi gören hastaların yüzde 90’ının 1-2 yılda kilolarını geri aldığı, bu nedenle Obezite tedavisinde en etkili çözüm olarak, mide küçültme ameliyatının gösterildiği belirtildi.

18-60 yaş aralığında olup beden kitle endeksi 40’ın üzerinde olanlar, yüksek tansiyon, şeker ve uyku apnesi sendromu gibi kiloyla ilişkili hastalıkları, ilaç ve diyet tedavisine rağmen kilo verememiş olanlar, herhangi bir nörolojik, psikiyatrik ve hormonal bir hastalığı olmayan ve alkol-ilaç bağımlılığı bulunmayan kişilerin, mide küçültme ameliyatı için uygun hasta grubu arasında yer aldığı bildirildi.
40 günde 28 kilo verdi