Showing posts with label Faydalı Besinler. Show all posts
Showing posts with label Faydalı Besinler. Show all posts

Thursday, December 24, 2009

Domatesteki mucize

Trakya Üniversitesi (TÜ) Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kaplan, prostat kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını söyledi.Prostat kanserinin yaşla beraber görülme sıklığı artan bir kanser türü olduğunu ifade eden Kaplan, şöyle devam etti:“Prostat kanseri genellikle 50 yaş üstü erkeklerde görülüyor. Ailesinde prostat kanseri olan varsa görülme olasılığı daha yüksek ortaya çıkıyor. Ayrıca, hayvansal yağ ve kırmızı et tüketimi, kırmızı etlerin yüksek ısıda pişirilerek tüketimi (mangal gibi) prostat kanserinin görülme sıklığını artırıyor. Akdeniz tipi zeytinyağlı yiyecek tüketenlerde ise daha az görülüyor.Türkiye'de 2008-2009 yılları arasında yapılan ve Üroonkoloji Derneği'nin koordine ettiği 'Prostat Kanseri İnsidans Çalışması' ön raporuna göre, Türkiye'de erkeklerde görülen kanserler arasında prostat kanseri, akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır.”50 YAŞ ÜSTÜ ERKEKLERDE YILLIK MUAYENE ÖNEMLİ50 yaş üzeri erkeklerin yılda bir kez prostat muayenesi yaptırmasının önemine dikkati çeken Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:“İdrar yapmada zorlanma, idrar akımında azalma prostat kanserinde hastaların şikayetleri arasındadır. Ancak, belirti beklemeden 50 yaş üzerinde her erkeğin yılda bir kez kanda Prostat Spesifik Antijen (PSA) düzeyine baktırması ve prostat muayenesi yaptırması gerekmektedir.Bu değerlendirmeler sonucunda anormal bulguya rastlanırsa doku örneklemesi yapılmalıdır. Ailesinde prostat kanseri olan kişide prostat kanseri olma olasılığı normalden 5 kat daha fazladır. Bu kişiler 40 yaşından sonra muayenelerine başlamalıdırlar.”DOMATESİN PROSTAT ÜZERİNDEKİ OLUMLU ETKİSİDomatesin içerdiği bazı maddeler nedeniyle prostat üzerinde olumlu etkileri olduğunu da vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mustafa Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:“Prostat kanserine karşı bazı gıdaların geciktirici ya da önleyici olduğu söylenir. Bunlardan laboratuvar incelemeleriyle kanıtlanmış olanı domatestir. İncelemelerde domatesin içerisindeki antioksidan özelliği olan 'likopen' maddesinin prostat hücrelerini baskı altına alan bir özelliği olduğu bilinmektedir. Pişirilmiş ve sos olarak kullanılan domatesin olumlu etkisi olduğu bilinmektedir. Ancak bu 'domates yiyin prostat olmayın' demek anlamına gelmez.”


Domatesteki mucize

Thursday, December 10, 2009

Kızılcık C vitamini deposu

Malatya - Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Ercişli, yaptığı açıklamada, kızılcıkla ilgili Çukurova Üniversitesi, Malatya Meyvecilik araştırma Enstitüsü ve Atatürk Üniversitesinin ortak bir araştırma yürüttüğünü, bu çalışma sonunda kızılcık meyvesinin antioksidan özelliğinin çok yüksek olduğunun tespit edildiğini söyledi.

Ercişli, şöyle konuştu: ''Kansere karşı antioksidan özelliği, koruyucu özellik demek. Hücreleri kansere karşı koruyor. Bizim çalışmamız bunu kanıtladı. Yalnız kızılcık tipleri arasında bariz fark çıktı. Çok koyu renkte olan kızılcıkların antioksidan içeriği daha yüksek olarak tespit edildi. Kızılcığın ortalama C vitamini 100-120 miligram civarında. Bu portakalın ortalama iki katı olarak kabul ediliyor. Portakalda biz bunu ortalama 50-60 miligram olarak tespit ediyoruz. C vitamini yönünden oldukça yüksek. Antioksidan özelliği de C vitamininden kaynaklanıyor.''

Araştırmanın, Avrupa'da prestijli gıda dergilerinden birinde yayımlandığını anlatan Ercişli, ''Kızılcıkta Türkiye, özel bir konuma sahip. Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'deki gibi geniş bir kızılcık popülasyonu yok'' dedi.

''GENETİK KAYNAKLARI MALATYA'DA''


Kızılcık C vitamini deposu

Tuesday, December 8, 2009

Yeterli posa almak şart

Dr. Hasan İnsel

Kabızlık basit bir deyişle seyrek dışkılama olarak tanımlanabilir. Dışkılama sıklığı yaş ve Beslenme gibi birçok faktöre bağlı olmakla birlikte, kişiden kişiye de farklılık gösterebilir. Alışılagelmiş olarak dışkılama sayısının günde bir kez olması düşünülse de, günde üç kezden, haftada üç keze kadar dışkılama, eğer ağrılı, sıkıntılı ve çok sert değilse, normal sınırlar içinde kabul edilebilir.

Dışkılama sayınız bu sınırlarda olsa da, ortadan uzaklaşıyorsa bir kez doktora danışıp bunun sizin için normal olup olmadığını öğrenmeniz, herhangi bir sorunu gözden kaçırmamak adına yararlı olacaktır. Dışkılama seyrek olduğunda, dışkıdaki su miktarının giderek azalması nedeniyle sertleşmesi ve kuruması; şişkinlik, karın ağrıları ve gaza neden olabilir, sonuçta dışkılama daha da zorlaşabilir.

Kendiniz tedavi etmeyin doktora gidin

Çoğu zaman kabızlık çeken kişiler bunu normal yaşamlarının bir parçasıymış gibi kabul eder ve kendi kendilerine çareler arayarak, başkalarının kullandıkları yöntemleri dener. Oysa kabızlık çekiyorsanız bunu kesinlikle kendiniz tedavi etmemeli, teşhis ve tedavi için doktorunuza danışmalısınız.

Eğer altta yatan bir hastalık yoksa, düzenli dışkılama alışkanlığının yerleştirilmesi, Diyet ve başka tedbirlerle dışkılamanın düzenli hale getirilmesi gereklidir. Hemen müshil ilaçlarına başlanmamalı.

Çoğu kişi dışkısında kan gördüğünde bunu önemsemez ve “hemoroittir” deyip geçer. Ancak dışkıda kan, makatta yırtık veya hemoroitten kaynaklanabileceği gibi, daha ciddi hastalıkların işareti olabilir.

Kesinlikle doktora danışılmalıdır.

Bazı hastalıklar ilk belirtilerini dışkılama düzeninde değişiklikle gösterdiği için, tuvaletten sonra dışkıda kan, mukoza olup olmadığına bakmakta yarar var. Dışkılama alışkanlığında son zamanlarda gelişen herhangi bir değişiklik olursa doktorunuzla bu durumu görüşmelisiniz.

İHTİYAÇ DUYDUĞUNUZ ANDA TUVALETE GİDİN

Genellikle iş yoğunluğu veya ev dışında tuvalete gitmekten kaçınma nedeniyle normal bağırsak reflekslerinin kaybolması zaman içinde kabızlığın yerleşmesine neden olur. Bu nedenle ihtiyaç hissedildiği anda tuvalete gitmeye ve düzenli dışkılama alışkanlığı edinmeye çaba göstermek gerekir. Böylece muhtemelen dışkılama refleksleri bir iki hafta içinde normale dönecektir. Bağırsak tembelliği genellikle yeterli posa alımı, yeterince sıvı alınması ve daha çok hareket edilmesinden fayda görebilir. Gün içerisinde yenilen ekmeklerin tam buğday, çok tahıllı veya yulaflı olması, en az beş porsiyon meyve ve sebze gibi posalı yiyeceklerin yenilmesi ve özellikle susuz kalmamaya çaba göstermek yararlı olur.

Kahvaltıda 4-5 çorba kaşığı kadar yulaf ezmesi ve kahvaltılık tahıl gevrekleri yanında ceviz, fındık, badem yenilmesi, öğünlerde kurufasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagillerin yemekleri, salataları veya çorbalarının tüketilmesi kabızlığın önlen-mesinde son derece yararlıdır.

Beslenme ve Yaşam tarzı değişiklikleri

Bol posalı beslenme uygulaması başlangıçta bazı kişilerde gaz şikayetlerine neden olabilir. Ancak, bu yiyeceklerin küçük porsiyonlarda tüketilerek yavaş yavaş artırılması ile bu problem kolaylıkla çözümlenebilir. Yoğurt ve kefir de, içerdiği faydalı bakteriler sayesinde sindirimi düzenleyici etkiye sahiptir. Günlük düzenli yürüyüş veya benzeri Egzersiz yapılması da bağırsakların düzgün çalışmasına yardımcı olur. Bu tip beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri yapmadan önce, bunların size uygun olup olmadığını öğrenmek için doktorunuza danışmanız gerekir.

Makatta çatlaklar veya hemoroit varlığı çoğu hastada tuvaletten kaçınmaya neden olabilir, bu durum da kabızlık gelişmesine sebep olur, bunların tedavisi çoğunlukla kabızlığın da düzelmesini beraberinde getirir.

Sebebi herhangi bir patolojiden kaynaklanmıyorsa, kabızlığa neden olabilecek çeşitli durumlara bazı örnekler:

Yeterince posa alınmayan tek yönlü beslenme alışkanlığı

Az sıvı alınması

Hareketsizlik

Stres

Yolculuk, seyahat veya tatillerde yeme alışkanlıklarında değişiklik

Müshil istismarı

Bazı ilaçlar (bazı antidepresan, ağrı kesiciler, demir destekleri gibi)

Hamilelik dönemi

Yanlış dışkılama alışkanlıkları

Bazı sindirim sistemi dışı hastalıklar


Yeterli posa almak şart